ırkçılık – Kaplan Sözlük
Irkçılık, geçmişte, milliyetçilik ideolojisinin globalciler tarafından halklara enjekte edilmesiyle başlamış; hakim ırkın, diğer ırkları aşağı görmesi, baskılaması, köleleştirmesi, hatta yoketmesine kadar gitmiş, bir alt ideolojidir.

Irkçılığın üst ideolojisi, milliyetçiliktir.

Sıkıntı şurada başlıyor.

Geçmişte, imparatorlukları bölmek ve devletleri zayıflatmak için, milliyetçilik ideolojisini pompaladılar. Ardından ırkçıları da desteklediler ve imparatorluklarda iç savaşlar çıkardılar. Ardından da, bu devasa devletleri, ulus devletlere bölerek küçülttüler. Dolayısıyla, milliyetçilik aslında zararlı bir ideolojiydi. Irkçılık da, bunun operasyonel kısmıydı.

Şimdilerde ise, daha önce imparatorluklardan türettikleri devletçikleri de parçamak istiyorlar. Fakat, bu defa, bunu, sol ideolojilerle globalciliği harmanlayarak başarmak istiyorlar. Devletlerin sınırları ortadan kaldırılıyor ve yoğun göç dalgaları ile, ulus devletlerin geçmişte görmedikleri kadar kalabalık çapulcu kitleleri, yine bu devletlerin sınırları içerisine alınıyor. Üstelik, tam da robot işçi devrimi başlarken, yani insana ihtiyaç azalırken.

Üstelik, gelişmiş ülkelerde 2008'den beri gerçek bir büyüme yok. ((bkz:faktör büyüme)

Yani, gelişmiş ülkelerde insanlar ekonomik sıkıntı çekmeye başladıktan sonra, aynı anda orta sınıf da yokolurken, bir yandan buralara çapulcu seviyesinde insanlar, kalabalık kitleler halinde enjekte ediliyor.

Bu işin önü alınamazsa, varılacak yer nedir? İç Savaş.

Dünyada devletler, hızla bir iç savaşa doğru yönlendiriliyorlar. Bu sonuç maalesef, bazı ülkeler için kaçınılmaz hale gelmiş durumda. Sadece, kovanın dolması bekleniyor.

Geçmişte devletleri bölmek için harlanan milliyetçilik ve ırkçılık ise, şimdi tam tersi, bu devletlerin iç savaşa girmemesi için gerekli bir ideoloji haline gelmiştir. Fakat, iki ucu keskin bir bıçaktır. Eğer, yeterince göçmen girmeden, ırkçılar baskın çıkabilir ve göçü durdurabilirse, ırkçılık devletleri kurtaracaktır. Yok, kritik sınır aşıldıktan sonra ırkçılar kontrolü ele alırsa, bu defa da iç savaşı onlar çıkaracaktır.

Dünya hiç iyi bir geleceğe doğru ilerlemiyor. Bu konuda en problemli yerlerden birisi de Türkiye. İmkanı olan, güvenli bölgelerde yaşamalı.
Özellikle Avrupa devletlerinin verdiği insanlık ve medeniyet derslerini pekala anlamak mümkün çünkü ülkelerindeki mülteci sayısı ortada fakat sözkonusu biz olunca ırkçı olmayalım de ne olalım? diye sorası geliyor insanın kendine. Bahsi geçen ülkelerin nüfusu kadar mülteci barındırıyoruz ülkemizde. Sahiden biz olmayalım de kim olsun?
İnsanlar eşit değildir sadece ama sadece adaletten veya adil koşullardan bahsedebiliriz. Eşit değildirden kast ettiğim ; bilimsel olarak eşit değildir. bizler son canlı formu homosaphiensler olarak varlığımızı 200.000 yıldır sürdürmekteyiz. Belli bir zaman önce bizimle beraber neanderthaller de vardı. beyin yapısı daha büyük ve bizden daha medenilerdi. biz ateş yakarken onlar barınak yapıyorlardı. fakat evrim bir doğal seçilim ve şans meselesi olduğu için onlar değil de biz evrimleştik ve onlar olduğu haliyle kalıp nesilleri tükendi. fakat hala günümüzde insanlar onların genini taşıyabiliyor ırki olarak.

Biyoloji dersi bitti şimdi hayat bilgisine gelelim: Günümüzde siyahi insanlar veyahut arabian denilen kuşakta genetik olarak neanderthal genine rastlanıyor bu ne demek?

bu şu demek; birçok faktörü elbette olabilir ancak kişinin hayvani davranışlar sergilemesinin önünü açıp daha yatkın hale getiriyor.
Bahsettiğim türden insanlar farz edelim ki aryan ırka mensup olsunlar yine de hayvani coğrafyalarda, hayvani koşullarda yaşadıkları için onları belirli bir adaptasyon sürecinden geçirmeden topluma entegre etmek toplumun demografik yapısını bozar. tıpkı şu an izlediğimiz gibi.
Irkçılık ve milliyetçilik kanımca yanlış yorumlanan kavramlardır. Irk dediğimiz şey, ten rengine göre yapılan sınıflandırmadır. Siyah ırk, beyaz ırk, sarı ırk, kızıl ırk gibi. Milliyetçilik ise nation'dır. Ama insanlar arasında asıl sınıflandırma kana göre yapılır.(*)
Her milletin mavi kan eliti vardır.