blues – Kaplan Sözlük
afrikalı kölelerin müziğidir. 19. yüzyılda afrika' dan toplanıp amerika' ya pamuk tarlalarına çalışmaya gönderilen kölelerin mırıldandığı şarkılar ve hatta ilahilerdir. (evet, bildiğiniz ilahi) adamları yerinden yurdundan koparıp köle ederlerken bu garipler de bir nev'i tanrıya yakarışta bulunurlarmış. i̇şte bu yakarışa zamanla çalgılı melodiler eklenince akşamları dinlerken viski içtiğimiz müzik peydah olmuş. neticede hüznün ve kaybetmenin müziğidir. ne kadar notalarında ilahi tonları sezinlesek de dinlerken viski içilmesi caizdir.

edit: bu kölelerin bazıları azat edildikten sonra cemiyet olmuşlar. akabinde para toplayıp geldikleri sahra altı afrikasında liberya devletini kurmuşlar. (bu da ilave bilgi olsun)
makale için araştırma teklif yazısı hazırlarken ağzımda sigara, kafamda kırk tilki dolaşırken beni motive eden yegane müzik.

blues' un köpeğiyim köpeği ...
majör blues dizisi için: w - w - h - w - w - w - h
minör blues dizi için: w - h - w - w - h - w -w

genelde caz ile karıştırılır.
duyumları benzese bile teorileri farklıdır.
genel caz müzikte disonans sesler daha çok kullanılır, ritm bilerek aksatılabilir mesela (aksak zamandan bahsetmiyorum).
blues daha düzenli gider, armonik veya ritmik bir atak yapılacak ise genelde eserin
(giriş, bitiş, tekrar, tema değişikliği gibi) bir bölümüne saklanır.
caz müzikte ise bu parçanın tamamına yayılabilir.

tabii ki sanatın kuralı yoktur!
ama bunlar önemli detaylar.

(*)

Peygamber Muhammed'in en sevdiği tür. Bu yüzden ezanları yanık sesli Bilal'e okuturmuş.