aşk acısı nasıl atlatılır – Kaplan Sözlük
kurtarmasun allah beni bu derd-i hevadan
derdun ile dil baglamayan zevkini bilmez
dindirmesün alah gozumun yasını zira
aşkın ile kan aglamayan zevkini bilmez
Avni
Kendine vakit ver o acıyı çek ama ne kadar boş kalırsan her şey onu hatırlatır bir şeylerle uğraş(yoksa saplantı olabiliyor) zaten belli bir süre sonra hay anasını sikim diyip sen de sıkılacaksın acı çekmekten sonra yeni limanlara yelken açma vakti yukarıda seks falan demişler de benim bir süre ne seks ne 31 çekesim bile gelmedi hayatta bazı şeyler yaşanmalı içindekileri bir kağıda yazıp yakmayı da deneyebilirsin
Çeşitli çözümlerim var ama ben daha fazla acı çekmenizi arzuladığım için hiç birini paylaşmayacağım
Güçlü erkek herhangi bir kadına ihtiyaç duymaz.

Tabi ki güçlü erkek olabilmek için deneyimler şart. Bunlardan bir tanesi de aşk acısını yaşamak. Bu yüzden benim önerim bu acıyla kavrulman olacaktır. Fakat kendini bu acıya bağımlı kılma. Bu acıdan sıkılmaya başladığın anda yeni kendinle tanış. Yeni kendin muhtemelen hayat merkezine kendini koyan bir kişilik olacaktır.

Unutma değişimin en büyük dürtücüsü acıdır.
Kolay bir durum değildir. Önce içinizdekileri boşaltmanız lazımdır.



Olaya matematiksel bakarak.
0-durumu ego zedelenmesi olarak görmeyi bırakıp kabullenip geliştirme olanağı olarak görerek.
1-Öncelikle karşı tarafın vazgeçmediğiniz özellikleri nelerdir , büyük ihtimalle sizde eksik olan şeyler.
2- tespit edilen eksikleri onarmaya çatışarak.Onları kendinizde oluşturmaya çağ atlamaya bakin.

Geçmiş olsun.
3 yıllık ilişkimde kız yapamıyoruz olmuyor falan filan diyerek bırakmıştı. 3 ayda 15 kilo verdim. 3 sene boyunca günde 1 poğaça kadar bir şey yedim. aklım sürekli onda olduğu için gözümün önünde duran şeyleri görmedim. bu yüzden iş yerlerimde tutunamadım. gece zaten zor uyuyorum. rüyamda onu görüp birden uyanıyorum saat 3, ağlaya ağlaya kıza 30 tane mesaj çekiyorum. kızı buluşmaya zorluyorum, buluşuyoruz, güzel güzel anlatmaya çalışıyor ben anlamıyorum aklım gidik. bi arkadaşım vardı yardımcı olmak istiyordu, alkol ve uyuşturucuyla kafamı yapıp rahat nefes almamı sağlayacakmış. ama o yanımda ayık duracak ve telefonuma dokunmama izin vermeyecek, kıza yazmamam için. ne kadar boktan bi halde olduğumu biliyordu. hayır dedim. hissettiğim şeyleri ayık kafayla yaşadım. 3 sene sonra kızın evleneceği haberini duyduğumda birden içim rahatladı, derin bir oh çektim. birden bire kıza karşı olan bütün hislerim yok oldu. adını duyduğumda kalp atışım hızlanıyordu, o haberi duyunca normale döndü. 3 sene bu eziyeti çektim ama artık nasır tutmuştum. sonraki ilişkilerimde hiç zorluk çekmedim.

üstteki anonun dediği kafayı bir şeyle meşgul etmeyi yapamıyordum. 3 sene deliksiz nereye baksam onu gördüm. aklım ona gidince hayallere dalıyorum, o yüzden gözüm kararıyordu. yani demek istediğim gözüm açık bakıyorum ama aklım meşgul olduğu için öylece bakıyorum sadece. bi gün araba kullanırken gözüm karardığı için kaza yapıyordum. o gün aklım yerine gelene kadar araba sürmeyi bıraktım.

senin yaşadığın aynı durum benimde toplam üç defa başıma geldi. i̇lkinde o zamanlar daha 18 yaşımda ve gerçek anlamda ilk sevgilim olduğundan dolayı(ilk öpüşme, el ele tutuşma vs.) 2-2.5 sene civarı kendimi toparlayamadım üstelik ayrılanda(ayrılmaya mecbur bırakılan da denebilir) bendim. üzerimde hem bir suçluluk duygusu hemde ona yönelik büyük bir özlem vardı sanki hayatımın sonuna kadar öyle yaşayacakmışım gibi gelirdi. yemek yerken, sıçarken, yürürken, uyumaya çalışırken her yerde aklıma gelirdi içimde büyük bir boşluk ve anlamsızlık hissi oluşurdu etrafımda olan her şeye karşı

i̇lk sendromumu atlattıktan yaklaşık bir sene sonra ikinci olan kişiyle tanıştım. i̇lk ilişkimin aksine bu çok uzun sürdü 2 sene civarı. çok toxic bir ilişkimiz vardı ama haftanın 4-5 günü mutlaka birlikte vakit geçirirdik adeta evli gibiydik bazen bende kalırdı bazen benim için yemek yapardı vs. tabi bende onun için çok fazla fedakarlık yaptım hatta ihanete uğrayana kadar evlenmek için bazı plan, rotasyonlar bile oluşturmuştum kendime. gel görelim ailelerimizin bile birbirimizden haberdar olmasına rağmen yaptığı bu hareket hem beni hayrete düşürmüştü hem de çok öfkelendirmişti bir süre onu da kendimide yok etmeyi düşünmüştüm. i̇hanetten sonra 5-6 ay uyurken ani sıçramalarım olmuştu kesintisiz ve fazla uyuyamıyordum. ama bitince bir ferahlamada hissettim çünkü 3-4 günde bir mutlaka saatlerce kavga ettiğimiz için bundan kurtulmakta istemsizce beni rahatlatmıştı. adeta resmiyeti olmayan boşanma gibiydi. 9-10 ay sonra depresyondan çıktım kendime geld

i̇kinci ilişkimden yaklaşık 3 sene sonra yabancı bir kız arkadaşım oldu fakat bunun bedeli bana çok pahalıya patladı. diğer iki ilişkimde 18-24 yaş aralığımda olduğum için toyluğun bana verdiği hataları olgunlaşınca çok iyi görmeye başlamıştım ve bu beni biraz kibirlendiriyordu. ancak bu 3.ilişkimde yaşımda yeterince büyük olduğu için diğer iki ilişkimden 1000x daha fazla etkilendim psikolojim bozuldu. karşımdaki kişi hem madden, hem sosyal olarak hem de kariyer olarak benden çok ileride olduğu için kendimi aşağılık ve ona layık olmayan biri olduğumu düşünmeye başlamıştım ilişkimiz devam ediyorken. karşımda her yönden kibar ve modern birisi vardı. ancak buna nazaran ilk iki ilişkimdeki kişilerin melek gibi insanlar olduklarını aylar sonra fark ettim. hayatımda tanıdığım en adi, yalancı, sahtekar, iki yüzlü, bencil, düşüncesiz ve kaltak orospu çocuğu açık ara farkla bu mahluk oldu. çünkü iyi biri gibi gözüküp arkamdan işler çeviriyordu. bir insanın iyi ya da kötü birisi olması tahmin edilebilir ya da kabullenilir bir şey. ancak iyi biri gibi gözüküp kötü olmanın hiçbir şekilde tahammül edilir yanı yokmuş çok iyi öğrendim. bu depresyonumu hala tam olarak aştığımı söyleyemem ancak 3 sene sonra ilk zamanlarıma kıyasla çok daha iyi bir seviyede olduğumu söyleyebilirim

uzun lafın kısasında geniş pencerden baktığım zaman başıma gelenlerin bütün sebebi benim bok yemem. 28 yaşıma kadar(hatta halen) hayatta mutlu olmanın sırrının senin eksiklerini tamamlayacak seninde onun eksiklerini tamamlayacağın bir ilişki kurmak olduğuna inandım. ancak karşındaki kişi "i̇yi̇" bir insan olmadığı müddetçe ne yaparsan yap, ne kadar iyi olursan ol boş. çünkü insan varoluş gereği asla değişmeyen bir canlıdı

kanser orospu çocuklari i̇mbi̇li̇ yapmadan, yaşadiklarimi boklamaya çalişmadan önce beli̇rteyi̇m hepsi̇ni̇ siktim.
çivi çiviyi söker diyenlerin hakkı var. dünyanın ne kadar büyük olduğunu unutmayın...ve de üzülmeyin, geride bıraktığınız her insan sizi bir üst seviyeye taşıyarak bir sonraki ilişkinizde daha iyi sonuçlar almanıza yardımcı olur.

onu da geçtim insanı insan yapan bu zaten.