en sevdiğiniz şiirler – Kaplan Sözlük
Wo bleibst du?

Warum muß ich im hoffnungslosen Zeiten
im Stillen der Mitternacht an dich denken,
weiß ich nicht.
Ich schaue Deine meeresblauen Augen
die mich in ihre Tiefe ziehen
und ertrinke darin wie in einem Ozean.
wenn ich deine roten Haare zärtlich streichele
verbrennen meine Hände.
Plötzlich erinnere mich die Kraniche
die über uns Hochfliegen und Hoffnungen tragen
die Briefe, die ich nächtelang geschrieben habe
- welche unsere Geschichte sind -
aber niemals angekommen sind
und seitdem, ich Dich in mir verloren habe
die Leere, die in mir ist, wird immer große
obwohl ich Hoffnungen füllen möchte
die wohl nie voll gefüllt werden.

NERDESİN?

Niye hep suskun gecelerin ortasında,
özellikle umutsuz zamanlarımda
aklıma gelirsin, bilmem
gözlerini seyrederim, deniz mavisi
çeker beni derinine, boğulurum
kızıl saçlarını okşarım, akşam güneşi
ellerim yanar
turnalar gelir aklıma birden
yüksekten uçar, özlem taşırlar
geceler boyu yazdığım mektuplar
-ki, bizim hikayemizi anlatır-
hiçbirisi adresine postalanmadılar
ve seni sende kaybettiğimden beri
içimdeki boşluk büyür, hasret doldururum
hasret doldururum, boşluk dolmaz.
asla beraber olamayacagiz.
ayni evi, ayni teni paylasamayacagiz.
ayni masada oturmayacagiz.
hatta ayni sehirde bile oturmayacagiz.
belki bir gün son kez gorusecegiz, ikimiz de bunun son oldugundan habersiz.
son kez el ele gezecegiz, belki de son kez söyleyecegiz birbirimizi sevdigimizi.
yine beraber planlar yapip, tutamayacagimiz son sozleri verecegiz birbirimize.
ve elbette yollarimiz yine ayrilacak bir gün.
sonra aramiza sehirler girecek,
hic karsilasmayacagiz.
tesadufler bile bir araya getiremeyecek.
sonra da belki birimiz olecegiz, digerimiz bunu hic bilmeyecek.

nazim hikmet
Kurbanı oldum bir hiçin,
Görmem yüzünü sevincin...
Niçin güzel yârim, niçin
Seni benden ayırdılar?
- Sabahattin Ali
The sun descending in the West,
The evening star does shine;
The birds are silent in their nest,
And I must seek for mine.

TALAT'IN TABUTU ÖNÜNDE

Alnındaki ter, bir vatanın döktüğü terken,
Nabzındaki kan belki de bir nesle yeterken,
En sonra, şu torba kemik sen misin? anlat!
Biz dipdiri verdik seni bir devlete tal'at!
Takriben adamlık sana yetmezdi, tamamdın,
Sen kitle adam, millet adam, bayrak adamdın.
En sevdiğin insan senin, çıplak olandı;
Şanlar, senin ölçünle palavraydı, yalandı.
İnsanların insanlara verdikleri şanlar,
Göğsünde kalır, kalbine girmezdi nişanlar.
Asla derileşmezdi vezir esvabı sende
Sen zorla büyüktün, ne kadar istemesen de…
En sonra eğildinse de kurşunla eğildin,
Altınlar akarken de züğürt ölmeyi bildin.
Neymiş sana heykel? ne demekmiş sana türbe?
Arkanda kalan tertemiz ismin yetişir be!

Bu şiiri Mithat Cemal Kuntay benim için yazmıştır
Yürü bre ehli deve endamını göreyim.
Sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim.
Mecnun gibi top muyum bir am için öleyim.
Leylayı da sikeyim mecnunu da sikeyim.
Bana yar olmayan karının izzetini itibarini sikeyim.
Yansın karıların alayı su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim.
Düşmüşüz bir orospunun belasina,
Koymadik diye taaa amının ortasina.
Kader böyle yazmış hatırasına,
Ben böyle hatiranin hikayesini sikeyim.
Kerem dagları deler bir amcık uğruna,
Aslı gitsin de, ona buna vurdura.
Bir kari için değer mi hiç bütün bunlara,
Her taraf amcık dolu mala iyi vurana.
Fuzuli am pesine düştün gurbete.
Am serindir, am derindir, şifa verir Millete.
Ye kebabı, iç şarabı, vur karpuz göte.
Bu gidişle, yarrrağımı gidersin cennete.

-Neyzen Tevfik
yürü bre ehli deve endamını göreyim,
sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim.
mecnun gibi top muyum bir am için öleyim?
leyla'yı da sikeyim mecnun'u da sikeyim..
bana yar olmayan karının izzetini itibarini sikeyim...
yansın karıların alayı, su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim!

düşmüşüz bir orospunun belasına,
koymadık diye taaa amının ortasına, kader böyle yazmış hatırasına...
ben böyle hatıranın hikayesini sikeyim!

kerem dağları deler bir amcık uğruna, aslı gitsin de ona buna vurdura...
bir karı için değer mi hiç bütün bunlara? her taraf amcık dolu mala iyi vurana!
fuzuli am peşine düştün gurbete, am serindir am derindir şifa verir millete,
ye kebabı iç şarabı vur karpuz göte, bu gidişle yarrağımı gidersin cennete!
git başımdan aysel

aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum

benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın
hiçbir dakikamı yaşayamazsın
aysel git başımdan ben sana göre değilim
benim için kirletme aydınlığını
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustalığını kazanırsın
ya korku biriktirmek yetisini
acılarım iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi fark edemezsen,
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür,
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Cahit Sıtkı Tarancı