duydum ki bana darılmışsın
üzme beni arkadaşımsın
langur lungur tarhana bulgur
bana gönül koyma, çay koy
ne de güzel oyalanıyoruz şu dünya denen diyarda.
bir çiçek olsan ilk seni koklardım
bir yaprak olsan ilk sana basardım
bir tokat olsan ilk sana çakardım
anlamlı...
aglamak icin gozden yas mi akmali
dudaklar gulerken insan aglayamaz mi
sevmek icin guzele mi bakmali
cirkin bir tende guzel bir ruh kalbi baglayamaz mi
Girdim bir geyik postuna
Göründüm bin insana
Devamı gelecek...
yar gelir uzaktan bak ince bele
gözler ela bakma bana etme rezil ele
kalbimde ates eleleley
gönlümü attın korlara eleleleley
tutarsam bu dili dayanamayıp çıldırıcam
elimden gelse küçük dağları kaldırıcam
madem ki kaderimmiş yavuz deyu anılmak
yaz günü sina çölüne ben karlar yağdırıcam
bilmem nedir seni bu kadar da ürküten
kılıcım mı yoksa dilim midir keskin gelen
girdap mısın dönüyorsun bu kadar zihnimde
nuhun gemisi sağ çıkar ancak bu selden
isterdim o gemide seninle bir çift olmayı
kırk gün kırk gece yan yana sallanmayı
geçer miydi o zaman adımız da kuranda
şimdi yanıyorum aşk denilen o vahada
look behind the window
you changed your hair wow
i fcked your mama
she said meoww
Neden şiir başlığı altına ayrı ayrı yazılmadığını merak ettiğim şiirlerdir.
Aya ışığını veren sensin,
Dostluğumuzda hasret gören sensin,
Gönlümde yara açan dert sensin,
Karanlık içinde bırakan sensin.
Bir zamanlar yan yana yürüdük,
Birlikte gözyaşları döktük,
Şimdi yollarımız ayrılmış gibi,
Haksız olan belki de sensin.