kaplan sözlük şiirleri – Kaplan Sözlük
Bulut yok ki damla düşsün göz, yüzümden
Tüyüm yok ki söz revan olsun dilimden
Rüzgar esse küller uçar mı kor kalbimden
Medet Ya Râb nasıl kurtulacağım bu hislerden

Çok istedim fakat sevemedim ademi
Mest oldum dindiremedim bu matemi
İçten içe arzu ettim hatem-i yareni
Buldum belamı bilmem neyim deli mi, veli mi?
Geçti zaman, oldum devri-devran
Yine olur muyum seninle bir an,
Düşün ki çöller denize kavuşmuş,
Ama biz ayrı, ama biz gayrı
herkesin kendi çapında şair, profesör elit aristokrat vs olup bok bok konuştuğu platformun biricik ürünleridir (bu iyi bir şey bu arada kötü gibi algılanmasını istemiyorum)
Olsan da bir nefes kadar yakın bu ateşten kaftana
Nedir bu bitmek bilmeyen sonsuz hasret aşk-ı dünyaya
Ulaşsam kıyısına koparken fırtınalar demir atsam ne âla
Korkarım anlamazsa ruhumu derinden fışkıran bi aşkla
Kum tanesi gibi akıp giden zamanla mı bu amansız savaş
Kapatmalı gözleri serbest kalsın zihnindeki o koca taş
Mümkün değil geçemez araladığın kapıdan riyâkar yandaş
Var mıdır ruhuna senden daha yakın bir dost, arkadaş.
bana denk gelir böyle şeyler.
Bankodur mesela uzun kibriti çekmem.
Cenkte olsak gazilik düşer,
Hazarda asilik.

Bana öykünür durursun,
Düşsem el mi uzantırsın.
Belli ki bugün yanımdasın,
Ama hep yarınlardasın.

Etmedim ki hikmetinden sual,
Bilirim ki bunların hepsi hûyal.
Ben düşeyazdım,
...
Nefes almak kadar enfes teninde akan bir damla
Kor ateşlerle kaplanmış aşk bahçeme sonsuz derya
Sessiz, kozasındaki kelebek sabrında içimdeki hâla
Hissetmek bir gün için seni, zaten bir ömür gibi ya…
Aşkına karşılık bulamayan petrarcadır.
Şu kalbimdeki yanardağ senin yüzündendir.
Ölümümü gülüşünle dizginleyen,
Baygınlığımı saçlarını savurmanla geçiren.
Gözlerimi fal taşı gibi açmama sebep olanımsın.
Dudaklarının ardındaki ayrık dişlerin,
İnci tanelerinin ardındaki çileğe benzer dilin,
Kokunla beni ipeksi elbiselerine zincirlediğin kişiliğim.
Her hadisede aklıma gelen siz.
Efendim
Kraliçem
Sultanım
Eşsiz mücevherlerden daha parlak ve değerli teniniz.
Kulunuz köleniz olmaya
Aşkıma yenik düşerek sizden karşılık beklerim.
Bu bekleyiş asırlarca sürse de
Vazgeçmem.
Cennetim, Cehennemim, Araf’ım
Benim saadetim, dönüm noktam.
Unutmayınız beni.
O zaman bana başarılarından bahsetme
Ya da mutluluğum için hazırladığın o reçetelerden
Yatakta, ağzımda sigara
Hazmedebilmem imkânsız
Akıp gittiğini iddia ettiğin hayalleri
Yeni miydi gelen yıl yoksa biz miydik eskiyen
Zamanın elinden geçen felek miydi perişân
Nakış gibi işleyen, bir an bile durmadan
Kayıp giden ellerden, tutmaya fırsat olmadan

Geçti günler, yaşandı ve bitti düşler
Sen miydin yoksa eskinin yenisine inanan
Üç beş rakam mıydı hâktan seni alıkoyan
Anlamadan, bilmeden, hissetmeden, yaşamadan.