Hiçbir şeye ebedi bağlanma. Her şey senden kopacaktır. Neye maliksin? Hiç. Neye malik olacaksın? Hiç.
-peyami safa- şimşek
Yaşamak iktidarı ve yaşamak ihtirası.
peyami safa- şimşek
“Parlak bir kılıcı keskinliğinden ötürü sevmem, oku süratinden dolayı veya savaşçıyı zaferinden dolayı da sevmem. Tüm bunlar neyi savunuyorsa işte onu severim.”
beni yüzüstü gömün. yeterince gördüm !
kinyas ve kayra - hakan günday
şu öğüdü veriyorum sana, başkasıyla gelen mutluluk başkasıyla gider.
böyle buyurdu zerdüşt- nietzsche
bir insan hakkında hiçbir deneyim, bize ne kadar yakın durursa dursun, onu tümüyle değerlendirmemizde mantıklı olarak haklı olacağımız kadar eksiksiz değildir, tüm değerlendirmeler acelecidirler ve öyle olmak zorundadırlar.
insanca pek insanca- nietzsche
yarın bir sürü ekleme yapacağım başlıktır.
Ben seni gozlerimle sevseydim bin bir turlu kusur bulurdum ama ben seni kalbimle sevdim ve askima yenildim
William shakespeare
Öyle ya, uzay yabancıydı, bilinmezdi, tehlikeydi. Aşk da öyle. Belki, aşk da uzaydan gelmişti dünyaya. Onu sık sık bu kadar kolay ve çabuk yitirdiğimize göre... Uzayın fiziği karşısında bizim tanımlarımızın dayanıklılığı ne olabilir ve hangi zaman kuramında yan yana durabilir ki? Belki uzay da, aşk gibi yaratılan bir şeydir. Örneğin hangi uzayın şaşkınlığı ve sarhoşluğu şu üzerimdeki? Uzayda bulunmuş olmamdan ötürü mü böyleyim, yoksa beraberliğimizin yarattığı uzayda mıyım?”
Alıntı Şuradan
Üç Kırık Oda
Murathan Mungan
Erkek mucizesi:
“sevmekten çok, derin bir tapınma duygusu uyandırmıştı onda. Salt bir aşk değil, sanki yeni bir dine, yeni bir peygambere bağlanmanın getirdiği bir tapınmaydı bu.” “Erkekleri hep, kendinin "erkeklere olan zaafıyla" sevmişti bugüne kadar, oysa bu kez "erkekliğin mucizesiyle" karşı karşıyaydı ve bu mucize duygusuyla seviyordu.”