kutsal kitaplardan alıntılar – Kaplan Sözlük
Okumaya üşenenler için kısa bir özet geçeyim. Burada islama göre miras dağıtımının oranları var gelin bir simülasyon yapalım: Bir adam ölüyor ve ardında 1 karısı 3 kızı 1 anne 1 baba kalıyor. oranlara göre: 1/ 6 1/ 6 2/3 1/ 8 (anne ve baba altıda bir kadar, kız çocukları için üçte iki, eş için sekizde bir)

Gayet normal görünüyor ama değil topladığımız zaman pay paydadan büyük çıkıyor(27/24) yani bu adamın 10k mirası olduğunu düşünürsek mirası dağıtınca adamın mirası 11k oluyor.

Bu Halife Ömer döneminde fark ediliyor ve Ömer bunun için avvliye denilen bir yöntem geliştiriyor. Bu hala şeriatla yönetilen ülkelerde uygulanır. Kitabın kendisi değişmemiş ama uygulanışı değişmiş.

Buradan anlarız ki kuranın yazarı berbat bir matematiğe sahip.
ahzab 37:
bir de hatırla o vakti ki, o kendisine hem allah'ın nimet verdiği, hem de senin iyilik ettiğin kimseye: "zevceni kendine sıkı tut ve allah'tan kork!" diyordun da allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyor ve insanları sayıyordun.

oysa allah, kendisini saymana daha layıktı. sonra zeyd o kadınla ilişiğini kestiğinde biz onu seninle evlendirdik ki, evlatlıklarının ilişkilerini kestikleri eşlerini nikahlama hususunda müminlere bir darlık olmasın. allah'ın emri fiile (pratiğe) çıkarılmış bulunuyor."

not: kur'an ayetleri diyanet çevirisi dir


Olayı bilmeyenler için:

Peygamber, Zeyneb bint Cahş’ı Zeyd bin Harise ile evli iken görür, hoşuna gider ve ona karşı içinde bir sevgi beslemeye başlar. Zeyneb’i gördüğü bir anda da “Kalpleri döndüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir” der. Zeyneb bint Cahş bu sözü işitir ve Zeyd’e söyler. Bunun üzerine Zeyd de Zeyneb’i boşamak ister fakat Peygamber Zeyd’e, “Eşini yanında tut, Allah’tan kork,” der. Neticede Zeyd hanımını boşar ve sonrasında “sen öyle diyordun ama içindekini saklıyordun” (Ahzâb Sûresi:37) ayeti gelir ve böylece Muhammed Zeynep'le evlenir.
Sizden öncekiler gibi sıkıntı ve zorluklar çekmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlara dokunan sıkıntı ve zorluklarla öylesine sarsıldılar ki Resul ve onunla birlikte olan Müminler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.

bakara, 214.
ey kullar, dünya işine boğulmayın birbirinizi hatırlayın.

şuan uydurdum böyle bir şey var mı bilmiyorum.
kalem suresi 13. ayet

kalem suresinde kötü ve alçak insanların özellikleri sıralanır. 10 dan itibaren yazmam gerekirse.

10 – Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 – Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 – Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 – Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı (Zenim),

peki 13. ayetteki zenim ne demek biliyor musunuz, babası olmayan 'piç' anlamındadır. allahın üslubu yine şaşırtmadı.
Sultan Ahmet Mezarlığı önünde yazan, bir zamanlar laikçileri sinirlendirdiği için kaldırılması talep edilen;

"Her canlı, ölümü tadacaktır!"

oldukça etkileyicidir.
Matta 19:4-5

İsa şu karşılığı verdi: “Kutsal Yazılar'ı okumadınız mı? Yaradan başlangıçtan ‘İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı’ ve şöyle dedi: ‘Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.’

6

Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı'nın birleştirdiğini, insan ayırmasın.”
Tekvîr Suresi - 1-13

(1) Güneş dürülüp karardığında;
﴾2﴿ Yıldızlar dökülüp söndüğünde;
﴾3﴿ Dağlar sökülüp yürütüldüğünde;
...
﴾6﴿ Denizler kaynatıldığında;
gibi gibi devam eden ve,

﴾8-9﴿ Diri diri gömülen kıza hangi suçundan dolayı öldürüldüğü sorulduğunda;

bu son cümleyi barındıran ayet. şimdi bu cümle ne anlatmak istemektedir, nereye varmak istemektedir. yani eskiden diri diri gömülen kızlar bir suç mu işliyordu?

neyse merak edenler için bunun sonu

﴾14﴿ Kişi neler yaptığını öğrenmiş olacaktır.

şeklinde bitiyor. bilemiyorum altan.