Oldum olası nefret ettiğim, daima kaytardığım, ödev dahi yapmadığım meseledir.
İlkokulda, en başarılı öğrencilerden olduğum halde, asla ders çalışmaz, ödev de yapmazdım. Ödev yapmadığım için, her gün elime cetvel yerdim.
Bu alışkanlığı kolejde de sürdürdüm. Hatta, dönem ödevleriyle uğraşmamak için, din kültürü dersinden alır, kolayca hallederdim. Hocalar da zaten içeriği fazla siklemezdi.
Sonra Bilkent'e girdim ve bu okul bana sike sike sabahlamayı, bırak ödevi, başka okullarda bitirme tezi seviyesinde olabilecek projelerden, her dönem bir sürü tamamlamayı, üniversiteye hazırlanırken bile yapmadığım eşşek gibi çalışmayı öğretti.
Sonuç?
Bazen 24 saat uyumadan çalışabilen birisine dönüştüm.
Fakat, ders çalışmayı hala sevmiyorum. Modern haliyle, yetişkin insanın dersi, işidir. Sevdiğim işi yaptığım halde, hala ders çalışmayı, yani çalışmayı sevmiyorum.
İlkokulda, en başarılı öğrencilerden olduğum halde, asla ders çalışmaz, ödev de yapmazdım. Ödev yapmadığım için, her gün elime cetvel yerdim.
Bu alışkanlığı kolejde de sürdürdüm. Hatta, dönem ödevleriyle uğraşmamak için, din kültürü dersinden alır, kolayca hallederdim. Hocalar da zaten içeriği fazla siklemezdi.
Sonra Bilkent'e girdim ve bu okul bana sike sike sabahlamayı, bırak ödevi, başka okullarda bitirme tezi seviyesinde olabilecek projelerden, her dönem bir sürü tamamlamayı, üniversiteye hazırlanırken bile yapmadığım eşşek gibi çalışmayı öğretti.
Sonuç?
Bazen 24 saat uyumadan çalışabilen birisine dönüştüm.
Fakat, ders çalışmayı hala sevmiyorum. Modern haliyle, yetişkin insanın dersi, işidir. Sevdiğim işi yaptığım halde, hala ders çalışmayı, yani çalışmayı sevmiyorum.