Terörist olmayan hırtların öğretmenleri… öğretmenlerimiz
Çalıkuşu feride
doğuya türkçe öğretmeni olarak ilk atandığımda büründüğüm öğretmen türüdür. doğulu çocuklara topyekün bir şekilde atatürk sevgisi ve atatürk ilkelerine bağlılığı aşıladım. pek türkçe bile bilmeyen bu çocuklarla iyi bir noktaya gelebildiğimize inanıyorum.
(bkz:kooperatif kemal)
bir türkiye gerçeğidir.
yeni mezun olmuş hevesli öğretmen sınava girer, sonuçlardan sonra atamalar gerçekleşince bir bakar; doğu'ya çıkmış. önce biraz üzülür ama mecburen gider. biraz birikim yapmış olurum hem diye düşünür. atandığı okul köy okuluysa vay haline.
öğretmen hiç yılmaz, hevesle öncelikle okulun duvarlarını boyar, kitap eksiktir, kitap bağışı falan ister. devletin zaten yapması gereken şeyleri kendisi yapar. bir de halkın cahilliği bunun yanına bonus olarak eklenir. öğretmen, okumuş adam anadolu'nun ücra köşelerindeki köylüler tarafından sevilmez, içten içe nefret edilir, öğretmen bekar erkekse karımızı, kızımızı siker paranoyasıyla gezer herkes. idealistlik bir süre sonra yerini bıkkınlığa bırakır, aile içinde kürtçe konuşan, anadili kürtçe olan çocuklara türkçe bir şeyler anlatmak ve anlamalarını beklerken çocukların mal mal suratına bakışıyla duvara anlatsam şimdiye anlardı düşüncesi sarar. bir de bu çocuklara her sabah soğukta "ne mutlu türk'üm diyene" diye and içtirme görevi vardır. tam bir komedi filmi gibi olur.
cüneyt arkın'ın öğretmen kemal filmindeki gibi bir senaryo olur, neyse ki televizyon ve internet gibi icatlarla yobazlık bir nebze daha azaldı. günümüzde belki de o kadar abartılı olmaz. görev bitiminde öğretmen anadolu halkına söverek batı'ya doğru yelken açar.
yeni mezun olmuş hevesli öğretmen sınava girer, sonuçlardan sonra atamalar gerçekleşince bir bakar; doğu'ya çıkmış. önce biraz üzülür ama mecburen gider. biraz birikim yapmış olurum hem diye düşünür. atandığı okul köy okuluysa vay haline.
öğretmen hiç yılmaz, hevesle öncelikle okulun duvarlarını boyar, kitap eksiktir, kitap bağışı falan ister. devletin zaten yapması gereken şeyleri kendisi yapar. bir de halkın cahilliği bunun yanına bonus olarak eklenir. öğretmen, okumuş adam anadolu'nun ücra köşelerindeki köylüler tarafından sevilmez, içten içe nefret edilir, öğretmen bekar erkekse karımızı, kızımızı siker paranoyasıyla gezer herkes. idealistlik bir süre sonra yerini bıkkınlığa bırakır, aile içinde kürtçe konuşan, anadili kürtçe olan çocuklara türkçe bir şeyler anlatmak ve anlamalarını beklerken çocukların mal mal suratına bakışıyla duvara anlatsam şimdiye anlardı düşüncesi sarar. bir de bu çocuklara her sabah soğukta "ne mutlu türk'üm diyene" diye and içtirme görevi vardır. tam bir komedi filmi gibi olur.
cüneyt arkın'ın öğretmen kemal filmindeki gibi bir senaryo olur, neyse ki televizyon ve internet gibi icatlarla yobazlık bir nebze daha azaldı. günümüzde belki de o kadar abartılı olmaz. görev bitiminde öğretmen anadolu halkına söverek batı'ya doğru yelken açar.