iki türlü efendilik vardır:
1) doğuştan gelen içsel efendilik ve insanın tüm denemelerine rağmen efendiliğinden vazgeçememesi.
2) içinde bir miktar efendilik barındırıp tüm zorluklara rağmen efendiliği kaybetmemek.
bir de:
bir süre efendi taklidi yapıp bunun bir faydasının olmadığını görüp efendi olmaktan vazgeçmek vardır. bu sahteliktir ve o hiçbir zaman gerçek bir efendi erkek olmamış demektir.
bakın, efendilik, çoğunlukla ruh gibidir ve size yapışıktır. doğuştan gelir ve ne yaparsanız yapın üzerinizden çıkaramazsınız. gerçekten efendi bir insansanız, kötülük görseniz de vicdanınız el vermediği için efendi olmaktan vazgeçmezsiniz. vazgeçemezsiniz zaten, o sizin default bir özelliğinizdir.
bir de onu bırakabilme yetisine sahip olup da bırakmamak vardır ki, bu az rastlanılır ve çoğunlukla doğuştan sahip olunan efendilikten daha değerlidir.
ama efendi olduğunu söyleyen ve zora gelince acımasız, kötü olan bir erkek efendiliğin erdemini kavrayamamış demektir. efendi olmadığı gibi biraz da aptaldır hatta.
aşıktım, duygularımla oynandı, aldatıldım, umut verdiler, söz verdiler, yerine getirmediler. efendi olmayı bırakmak istedim. ama başaramadım. çünkü benim bir parçamdı o. ben ölmeden bırakmayacaktı beni.
şimdi 28 yaşındayım. efendiliğimin benim bir parçam olduğunu biliyorum. kabullendim. benim o. ve daha kaliteli bir insan olmama katkı sağlayan bir özellik. efendi insanlar başkalarını hak etmez, hak edilir. ya da onların denginin kendileri gibi efendi, ahlaklı, dürüst kızlar olduğunu anladım.
tekrar, içtenlikle söylemeliyim ki, gerçek efendilik ondan çıkar gözetmeden, bütün olumsuzluklara rağmen efendi kalabilmektir. bu değerli bir acıdır. böyle erkekler değerlidir ve böyle erkekler yalnız kalsa da, bu onurlu ve değerli bir yalnızlıktır.
1) doğuştan gelen içsel efendilik ve insanın tüm denemelerine rağmen efendiliğinden vazgeçememesi.
2) içinde bir miktar efendilik barındırıp tüm zorluklara rağmen efendiliği kaybetmemek.
bir de:
bir süre efendi taklidi yapıp bunun bir faydasının olmadığını görüp efendi olmaktan vazgeçmek vardır. bu sahteliktir ve o hiçbir zaman gerçek bir efendi erkek olmamış demektir.
bakın, efendilik, çoğunlukla ruh gibidir ve size yapışıktır. doğuştan gelir ve ne yaparsanız yapın üzerinizden çıkaramazsınız. gerçekten efendi bir insansanız, kötülük görseniz de vicdanınız el vermediği için efendi olmaktan vazgeçmezsiniz. vazgeçemezsiniz zaten, o sizin default bir özelliğinizdir.
bir de onu bırakabilme yetisine sahip olup da bırakmamak vardır ki, bu az rastlanılır ve çoğunlukla doğuştan sahip olunan efendilikten daha değerlidir.
ama efendi olduğunu söyleyen ve zora gelince acımasız, kötü olan bir erkek efendiliğin erdemini kavrayamamış demektir. efendi olmadığı gibi biraz da aptaldır hatta.
aşıktım, duygularımla oynandı, aldatıldım, umut verdiler, söz verdiler, yerine getirmediler. efendi olmayı bırakmak istedim. ama başaramadım. çünkü benim bir parçamdı o. ben ölmeden bırakmayacaktı beni.
şimdi 28 yaşındayım. efendiliğimin benim bir parçam olduğunu biliyorum. kabullendim. benim o. ve daha kaliteli bir insan olmama katkı sağlayan bir özellik. efendi insanlar başkalarını hak etmez, hak edilir. ya da onların denginin kendileri gibi efendi, ahlaklı, dürüst kızlar olduğunu anladım.
tekrar, içtenlikle söylemeliyim ki, gerçek efendilik ondan çıkar gözetmeden, bütün olumsuzluklara rağmen efendi kalabilmektir. bu değerli bir acıdır. böyle erkekler değerlidir ve böyle erkekler yalnız kalsa da, bu onurlu ve değerli bir yalnızlıktır.