erdal beşikçioğlu benim için itici bir oyuncu. ve filme de bu sebeple önyargılı başladım. ancak, karaktere cuk oturmuş. casting harika olmuş.
burada kahramanımız, hiç kitabı yayınlanmamış bir yazar. karakterin geçmişinden ve hikayesinden hiç bahsedilmiyor. direkt bodoslama giriliyor.
aslında, bir tür "ıssız adam" filmi bu. ancak, buradaki ıssız adamımız, bildiğiniz loser. fakat, bir yandan da karizma takılıyor. aslında kimse siklemiyor bunu, ama kendi karizma duruşunu bozmuyor. haa, zekası yüksek. fakat, bir hayli dibe çökmüş. otel köşelerinde yaşıyor.
böyle adamları genelde kadınlar yalnız bırakırlar. aşk diye bir şeyin olmadığını en iyi böyle adamlar bilirler. karakterimiz de tam böyle birisi.
müzeyyen ise, aniden ortaya çıkıyor. günlük yaşayan, değerleri olmayan bir kadın. bir anda karakterimizi sahipleniyor. hatta evine alıyor. adam da yerleşiyor.
müzeyyen problemli bir tip. çünkü, travmatik bir geçmişi var. kadınlar, travma sonrası değersiz hale gelirler ve kimseyi sevmezler. tabii, 30+ çok sayıda yarak yemiş çoğu kadın da, aslında böyledir. ama, müzeyyen belli ki, en başından beri aynı. çünkü, bir olay yaşamış.
loser karakterimiz, bu kadına düşüyor. aşık oluyor. kıskanıyor. sahiplenmeye kalkıyor. kadın ise, hevesi geçince, adamı göt gibi ortada bırakıyor. hem de, toz olarak. tabii, bunları tetikleyen olaylar var filmde.
i̇şte bundan sonra, adam kabullenemiyor. ama, bu tarz bir durumu ilk defa yaşadığını da sanmıyorum. loser adamlar defalarca böyle göt gibi ortada bırakılırlar. alışkındırlar yani.
bu film, loser adam trajedisi gibi sunulmuş. ama aslında, kadınları genel bir aşağılama konusu işlenmiş. tamam, müzeyyen travma yaşamış. ama, kendi travması sebebiyle de, geleni geçeni kullanıp atmaktan geri durmayan bir karakter. daha ötesi, kendisini büyüten babannesi ile beraber yaşamak yerine, ayrı eve de çıkmış. tabii, sikişecek orada. babaanne ile olmaz o işler. müzeyyen çok acımasız.
bu filmi izleyince, çağan irmak elinden bu kadroyla çıksa, nasıl olur diye düşünmedim değil. tam çağan irmak işiymiş çünkü. müziği ve duyguyu dayardı. i̇kinci "ıssız adam" çıkardı karşımıza. maalesef, bu fırsat kaçmış.
filmin sonu muhtemelen bir hayal. adam, kadını içinde bitiriyor. kadın için zaten ilişki demek, "çay" içmek gibi. çabucak bitiyor. (zaten fahişen olmak istiyorum demişti. fahişe çünkü amını siktiğimin orospusu.)
yapımı çok beğendim. mükemmel değil. belki 4/5. ama, kült bir film olmuş. dediğim gibi, çağan irmak'ın eline düşse, şahane bir iş çıkarmış.
burada kahramanımız, hiç kitabı yayınlanmamış bir yazar. karakterin geçmişinden ve hikayesinden hiç bahsedilmiyor. direkt bodoslama giriliyor.
aslında, bir tür "ıssız adam" filmi bu. ancak, buradaki ıssız adamımız, bildiğiniz loser. fakat, bir yandan da karizma takılıyor. aslında kimse siklemiyor bunu, ama kendi karizma duruşunu bozmuyor. haa, zekası yüksek. fakat, bir hayli dibe çökmüş. otel köşelerinde yaşıyor.
böyle adamları genelde kadınlar yalnız bırakırlar. aşk diye bir şeyin olmadığını en iyi böyle adamlar bilirler. karakterimiz de tam böyle birisi.
müzeyyen ise, aniden ortaya çıkıyor. günlük yaşayan, değerleri olmayan bir kadın. bir anda karakterimizi sahipleniyor. hatta evine alıyor. adam da yerleşiyor.
müzeyyen problemli bir tip. çünkü, travmatik bir geçmişi var. kadınlar, travma sonrası değersiz hale gelirler ve kimseyi sevmezler. tabii, 30+ çok sayıda yarak yemiş çoğu kadın da, aslında böyledir. ama, müzeyyen belli ki, en başından beri aynı. çünkü, bir olay yaşamış.
loser karakterimiz, bu kadına düşüyor. aşık oluyor. kıskanıyor. sahiplenmeye kalkıyor. kadın ise, hevesi geçince, adamı göt gibi ortada bırakıyor. hem de, toz olarak. tabii, bunları tetikleyen olaylar var filmde.
i̇şte bundan sonra, adam kabullenemiyor. ama, bu tarz bir durumu ilk defa yaşadığını da sanmıyorum. loser adamlar defalarca böyle göt gibi ortada bırakılırlar. alışkındırlar yani.
bu film, loser adam trajedisi gibi sunulmuş. ama aslında, kadınları genel bir aşağılama konusu işlenmiş. tamam, müzeyyen travma yaşamış. ama, kendi travması sebebiyle de, geleni geçeni kullanıp atmaktan geri durmayan bir karakter. daha ötesi, kendisini büyüten babannesi ile beraber yaşamak yerine, ayrı eve de çıkmış. tabii, sikişecek orada. babaanne ile olmaz o işler. müzeyyen çok acımasız.
bu filmi izleyince, çağan irmak elinden bu kadroyla çıksa, nasıl olur diye düşünmedim değil. tam çağan irmak işiymiş çünkü. müziği ve duyguyu dayardı. i̇kinci "ıssız adam" çıkardı karşımıza. maalesef, bu fırsat kaçmış.
filmin sonu muhtemelen bir hayal. adam, kadını içinde bitiriyor. kadın için zaten ilişki demek, "çay" içmek gibi. çabucak bitiyor. (zaten fahişen olmak istiyorum demişti. fahişe çünkü amını siktiğimin orospusu.)
yapımı çok beğendim. mükemmel değil. belki 4/5. ama, kült bir film olmuş. dediğim gibi, çağan irmak'ın eline düşse, şahane bir iş çıkarmış.