güzellik arttıkça bok kokusunun kötüleşmesi – Kaplan Sözlük
annem ingilizce öğretmeni. öğrenci profili ağırlıklı olarak yurtdışında lisans veya yüksek lisans yapmak için ielts sınavına hazırlanan dişi öğrenciler.
ben sık sık çişi gelen bir insanım.
annemin anadolu maskotu gibi kıllı, ter ve kuzu eti kokan öğrencileri de var.
süt gibi, doğal güzellik sahibi olan sarışın kibar kibar oturan kalkan öğrencileri de var.
tüm bunlar olduğu gibi orta güzellikte, temiz ve bakımlı ortalama kızlar da var
şimdi annemin ortalama ders süresi 90-100 dakika ve öğrencileriyle oldukça samimidir. dolayısıyla öğrenciler kendi evinde gibi hissediyor bizdeyken ve haliyle sıçası, işeyesi gelince de tuvalete rahatlıkla gidiyorlar.
sıçtıklarını tuvalette kalma sürelerinden ve seslerden anlayabiliyorum.
ne zaman bunlar sıçtıktan sonra tuvalete girsem

-anadolu maskotu kızlar: neredeyse/hiç kokmuyor
-orta halli kızlar: senin benimkinden fazla değildir
-süt ceylan kızlarımız: ...ulan bu nasıl bir koku lan tengri kahretmesin seni dedirtiyor

bunun gibi bir tablo karşılıyor beni.

sizce bunun sebebi nedir?
ben maddi durumla güzelliğin çoğunlukla doğru orantılı olmasına bağlıyorum bunu.

maddi durum arttıkça insan salgılarını kokutan yiyeceklerin daha çok erişilebilir olmasından kaynaklı olabilir gibi geliyor...
Zengin insanın toksinini daha çabuk ve daha fazla atması. Fakir ve alçakgönüllü insanın toksinini de zehirini de içinde tutması.

güzel kızlar, hoş görüneceğim diye sağlıklarını ihmal edip ishal oluyorlar çünkü. Güzel kızlar tomanın su fışkırtması gibi sıçarlar.
Genellikle güzellik, zenginlikle doğru orantılıdır.

Zengin erkekler, daha güzel kızlarla evlenirler. Doğan çocuklar da, daha güzel olur haliyle. Hatta, bir kaç nesil sonra, sülale iyice güzelleşir.

Zengin ailelerde beslenme iyidir ve et ağırlıklıdır. Her türlü değişik baharat ve sos da mutfaklarda vardır.

Fakir ailelerde ise, beslenme; bakliyat, pilav, makarna, çorba ve ekmek ağırlıklıdır.

Çok yiyen ve çok sıçan, yemeye düşkün, yalnız yaşadığı için tuvalette uzun uzun oturabilen ve kendi bok kokusuna aşina birisi olarak söyleyebilirim ki; yediğiniz yemek ile bok kokusu doğru orantılıdır.

Mesela; makarna, pilav, çorba, ekmek, bakliyat (ossurtsa da) yediğinizde, bokunuz pek kokmaz.

Ama, işin içine et ve baharatlar girdiğinde, bokunuz kokmaya başlar.

Haliyle, güzel kızların bokunun kokması normaldir.

Hatta, iyi beslenen kişinin çişi de daha kokuludur.

İyi beslenemeyen daha fakir erkeğin, daha çirkin kadınları tercih ettiği bir sülaleden gelen kızın, boku da kokmaz.

Nasıl koksun?

Kız evde makarna gömüp geldi. Et yiyeli 30 gün olmuş. Dışarıda yemek yiyecek parası yok. Oldu ki yiyecek, simit çay yapıyor. Eh, onlar da kokmaz.

Bok kokusu bile sınıfsaldır.

amına koyayım hepiniz mi beyazıt öztürksünüz nedir ulan bu bok kokusu üzerine ettiğiniz muhasebe hayırdır amına koyayım? neye göre yaptınız bu analizi? düzenli unisex tuvaletlere girip karı-kız sıçtıktan sonra hımfs hımfs diye içinize mi çekiyosunuz ha?

bok kokusunun iğrenç olması bile sınıfsal biz gariban karılarla scat fetişimizi tatmin etmeye devam öyleyse
anti tezi için Mustafa Hakkında Her Şey filminde geçen bir sahneyi hatırlatırım. Reklamcı Fikret karakterini oynayan Fikret Kuşkan Mustafa karakterini oynayan Nejat İşler' e işkence yaparken "senin bokun da kokuyordur" diyordu. (Evet filmin konusu gereği taksi şoförü Mustafa, reklamcı Fikret' in karısını sikmişti)

Bu filmde bokun kokmasının da sınıfsal olduğu vurgulanarak, zenginin boku bile kokmaz algısı zihinlere yerleştiriliyordu.