i̇lk sezonunu izlemeye başladığım ve başarılı bulduğum bir dizi.
loser ve amsalak bir erkek, orospu kız arkadaşından ayrılma aşamasındayken, başka bir orospu kıza aşık oluyor ve akabinde hayatı sikiliyor.
i̇lk bölümde, kızla tanışma aşamasında, kız düğünün girişindeki banka tam bir orospu gibi uzanmış, sarhoş şekilde elalemi karşılıyor. bu arada, "ayak dövmesi" de kameraya giriyor ki, kızın orospu olduğunun ilk sinyallerinden birisidir.
amsalak erkeğimiz başta kıza düşmüyor. sahilde 2. tesadüfi karşılaşma sonrası, kıza düşüyor. kız da zaten sarhoş. sikilmek istiyor belli. i̇lişkileri başlıyor.
amsalak erkek kıza aşık oluyor. kız ise, sadece erkeğe azıyor ve asla aklında evlilik falan yok. çünkü, tam bir orospu ve kim bilir amını siktirdiği kaçıncı erkek bu. ancak, amsalak erkek bunu anlamıyor. hatta, evlilik geyiği yaptığı için bir kere kibarca evden kovuluyor bile.
dizi zaman zaman geleceğe dönüyor. burada evliler. ve boşanmak üzereler. bir de gerizekalı oğlan sıçmış hatun. ama nasıl aptal. tam bir beyinsiz.
Sonra, kızın "dadsy issues" ürünü olduğunu anlıyoruz ki, böyle tipler asla bağlanamazlar ve gelene geçene amlarını siktirerek orospu olurlar.
Fakat, tüm kızları bir bugı vardır; "bebek".
En orospu hatun bile, bebek isteği - hormonel olarak - bastırdığı anda, o ara evlilik yapabilir. Ama aldanmayın, eninde sonunda boşanacaktır.
Dizide de hatun kişi, abisinin bebeğini görünce, yediği tüm yarakları geçmişte bırakıp, bebek moduna geçiyor ve evlenmeye karar veriyor.
Yine, evli ya da sevgilisi olan kadına asılan bir dalyarak var; ama inatla, bunu farkettiği halde onunla iş yapmayı kesmeyen bir orospumuz var. Hani, kadınlar sınırlarını bilirler ya... Dudaklarına yapışılınca, sınırlarını çizeceklerdir. Ama, o ana kadar erkek sabırlı olmalıdır.
Kadın, her fırsatta kocasını aşağılıyor. Çünkü, artık kocasını beğenmiyor. Her defasında adamın gururuyla oynuyor.
Aslına bakarsanız, dövmeli ve patlak kadınların alayı böyledir. O kadar yaraktan sonra, koca beğenmez tabii. Çabucak soğur. Ama, bu yarak delisi kadını tatmin edebilecek erkek de yoktur artık. Çünkü, geçmişteki sikilip atılmalarının acısı hala durmaktadır. Kadın bakire evlenecek. Sikilmiş kadınla yapılacak evliliklerin sonucu daima budur.
Hatun, polisin de geldiği bir kavga sonrası, üstünde gecelikle sokağa fırlıyor. Saatler sonra geri geliyor ki, amını sikmişler. Ki İstanbul'da ne olmasını bekliyordu bu mal karı? Hem de, hunharca sikmişler. Kafa göz yarılmış. Bir de kocasına asla ne olduğunu anlatmıyor amını siktiğim.
Buna benzer bir olayın kıyısından dönmüştüm. IQ seviyesi çok düşük olan bir sevgilim, araba delirmiş ve "indir beni burada" diye kapıyı açmaya çalışmıştı. Orada indirseydim, onun dar amcığını sabaha kadar kaç kişi sikerdi, bilmiyorum. Öyle maldı. Bulunduğu konuma bakmadan arabadan inecekmiş amına koduğum. Bazen düşünürüm, keşke indirip - yoluma baksaydım diye.
(Bu asi kız, babasına da asiydi ve çok kötü davranıyordu. Sonra babası trafik kazası geçirdi ve kolları koptu. Bu kaltak da arkasından zırıl zırıl ağladı. Halbuki, yaşarken ağzına sıçıyordu adamın.)
Bir yerde, hatuna;
"Barış seni dövdü mü yoksa?!!"
diye soruyorlar.
Hatun;
"Ay Barış mı beni dövecek?"
diyor küçümser bakışlarla.
Yani anlıyoruz ki, kadınlar kendilerini döv(e)meyecek erkeklere saygı duymuyorlar. Demek ki, arada sopa atmak lazım.
İlk sezon sonu itibariyle; eğer kendinize bir gavat bulabilirseniz; kocanıza neler yaparsanız yapın, hatta ayrılıp başkasına 1 sene amınızı siktirseniz bile, sonunda gavatınız sizi kabul edecektir; mesajını vermişler.
Eğer senaryoyu ben yazsaydım, o son buluşmada, gavatımız kadını camdan aşağıya atardı. Çünkü, psikolojisi müsaitti. Bu tarz psikolojiler tekrar aşka dönüşmez, nefrete dönüşür. Eleman aslında cinayette meyilli bir tipti. Kadını görünce gözleri dönüyordu. Bu durumu aşkla bağlamak? Bence tam kadın cinayeti dizisiydi.
loser ve amsalak bir erkek, orospu kız arkadaşından ayrılma aşamasındayken, başka bir orospu kıza aşık oluyor ve akabinde hayatı sikiliyor.
i̇lk bölümde, kızla tanışma aşamasında, kız düğünün girişindeki banka tam bir orospu gibi uzanmış, sarhoş şekilde elalemi karşılıyor. bu arada, "ayak dövmesi" de kameraya giriyor ki, kızın orospu olduğunun ilk sinyallerinden birisidir.
amsalak erkeğimiz başta kıza düşmüyor. sahilde 2. tesadüfi karşılaşma sonrası, kıza düşüyor. kız da zaten sarhoş. sikilmek istiyor belli. i̇lişkileri başlıyor.
amsalak erkek kıza aşık oluyor. kız ise, sadece erkeğe azıyor ve asla aklında evlilik falan yok. çünkü, tam bir orospu ve kim bilir amını siktirdiği kaçıncı erkek bu. ancak, amsalak erkek bunu anlamıyor. hatta, evlilik geyiği yaptığı için bir kere kibarca evden kovuluyor bile.
dizi zaman zaman geleceğe dönüyor. burada evliler. ve boşanmak üzereler. bir de gerizekalı oğlan sıçmış hatun. ama nasıl aptal. tam bir beyinsiz.
Sonra, kızın "dadsy issues" ürünü olduğunu anlıyoruz ki, böyle tipler asla bağlanamazlar ve gelene geçene amlarını siktirerek orospu olurlar.
Fakat, tüm kızları bir bugı vardır; "bebek".
En orospu hatun bile, bebek isteği - hormonel olarak - bastırdığı anda, o ara evlilik yapabilir. Ama aldanmayın, eninde sonunda boşanacaktır.
Dizide de hatun kişi, abisinin bebeğini görünce, yediği tüm yarakları geçmişte bırakıp, bebek moduna geçiyor ve evlenmeye karar veriyor.
Yine, evli ya da sevgilisi olan kadına asılan bir dalyarak var; ama inatla, bunu farkettiği halde onunla iş yapmayı kesmeyen bir orospumuz var. Hani, kadınlar sınırlarını bilirler ya... Dudaklarına yapışılınca, sınırlarını çizeceklerdir. Ama, o ana kadar erkek sabırlı olmalıdır.
Kadın, her fırsatta kocasını aşağılıyor. Çünkü, artık kocasını beğenmiyor. Her defasında adamın gururuyla oynuyor.
Aslına bakarsanız, dövmeli ve patlak kadınların alayı böyledir. O kadar yaraktan sonra, koca beğenmez tabii. Çabucak soğur. Ama, bu yarak delisi kadını tatmin edebilecek erkek de yoktur artık. Çünkü, geçmişteki sikilip atılmalarının acısı hala durmaktadır. Kadın bakire evlenecek. Sikilmiş kadınla yapılacak evliliklerin sonucu daima budur.
Hatun, polisin de geldiği bir kavga sonrası, üstünde gecelikle sokağa fırlıyor. Saatler sonra geri geliyor ki, amını sikmişler. Ki İstanbul'da ne olmasını bekliyordu bu mal karı? Hem de, hunharca sikmişler. Kafa göz yarılmış. Bir de kocasına asla ne olduğunu anlatmıyor amını siktiğim.
Buna benzer bir olayın kıyısından dönmüştüm. IQ seviyesi çok düşük olan bir sevgilim, araba delirmiş ve "indir beni burada" diye kapıyı açmaya çalışmıştı. Orada indirseydim, onun dar amcığını sabaha kadar kaç kişi sikerdi, bilmiyorum. Öyle maldı. Bulunduğu konuma bakmadan arabadan inecekmiş amına koduğum. Bazen düşünürüm, keşke indirip - yoluma baksaydım diye.
(Bu asi kız, babasına da asiydi ve çok kötü davranıyordu. Sonra babası trafik kazası geçirdi ve kolları koptu. Bu kaltak da arkasından zırıl zırıl ağladı. Halbuki, yaşarken ağzına sıçıyordu adamın.)
Bir yerde, hatuna;
"Barış seni dövdü mü yoksa?!!"
diye soruyorlar.
Hatun;
"Ay Barış mı beni dövecek?"
diyor küçümser bakışlarla.
Yani anlıyoruz ki, kadınlar kendilerini döv(e)meyecek erkeklere saygı duymuyorlar. Demek ki, arada sopa atmak lazım.
İlk sezon sonu itibariyle; eğer kendinize bir gavat bulabilirseniz; kocanıza neler yaparsanız yapın, hatta ayrılıp başkasına 1 sene amınızı siktirseniz bile, sonunda gavatınız sizi kabul edecektir; mesajını vermişler.
Eğer senaryoyu ben yazsaydım, o son buluşmada, gavatımız kadını camdan aşağıya atardı. Çünkü, psikolojisi müsaitti. Bu tarz psikolojiler tekrar aşka dönüşmez, nefrete dönüşür. Eleman aslında cinayette meyilli bir tipti. Kadını görünce gözleri dönüyordu. Bu durumu aşkla bağlamak? Bence tam kadın cinayeti dizisiydi.