Hem vergiyle, hem de devletin parası ile ne cami yapılır, ne de imam maaşı ödenir özellikle türkiye gibi bir yerde devletin parası çoğunlukta vergidir . eğer yapılırsa mescid-i zırar olur. neden biliyor musunuz? o vergiyi verenler içinde camiye gitmeyenler var, inanmayanlar var, böylelikle inanan insanların bile ibadetini kirleten bir durumdur.
yine bir sosyal devlet vakasıdır. mensubu olmadığım bir dine hizmet eden adamın maaşını neden biz karşılıyoruz aq? türkiyede uygulanması gereken inanç vergisidir. inanç ve ibadethane ayrımı yapmadan bu iş tamamen gönüllülük esaslı olmalıdır, bir nevi bağış sistemi.
türkiye'de cami hariç hiçbir ibadethane devlet yardımı almamaktadır, genelde giderler ilgili ibadethanenin mensubu olan cemaat tarafından yapılan bağışlarla karşılanır. israfın babası camilerde olmaktadır. sonra diyanet işleri başkanının bindiği mercedes s500'ünden millete salladığı eli görürsünüz.
ülkenin dini olmaz, geçiniz.