arapça kökenli bir kelime. hbr fiiline dayanır. keza haber, muhabere, istihbar etme vd sözlükleri bu kökten türemedir. istihbar etme, haber almadan geldiği için -at çoğul ekiyle "haberler" olarak anlaşılabilir. buradaki haberler kulaktan dolma olmayıp "deneyerek" anlaşıldığı anlamındadır.
suriyeden çıkma bir anlayıştır, en iyisi de onlardı eskiden, el muhaberat
Esasen çoğunluğu analizdir.
Ancak, Türkiye'de bilgi almaktan öteye pek geçilmez. Analiz yapabilen adamlar da istihbaratta çok sevilmezler.
Ancak, Türkiye'de bilgi almaktan öteye pek geçilmez. Analiz yapabilen adamlar da istihbaratta çok sevilmezler.
Haber alma ile analiz ayrı konulardır. Bir tarafta bilgi toplanır, diğer tarafta bilgi analiz edilir, değerlendirilir. Diğer bir deyişle "kıymetlendirilir" Istihbarat buna göre oluşur.
Sadece devlete mahsus bir olay değildir. Bankalar da sağlam istihbarat yaparlar. O yüzden herkesle ilişkilerini iyi tutarlar. Kendimden örnekle söyleyeyim, firmasına kredi vereceğim adamı yemek yeme alışkanlığından, giyim tarzına kadar bilirim. Zira Büyük bir Kredi batırmak bir banka yöneticisinin işine mal olacağı kadar kariyerine de ağır darbe vurabilir.
Sadece devlete mahsus bir olay değildir. Bankalar da sağlam istihbarat yaparlar. O yüzden herkesle ilişkilerini iyi tutarlar. Kendimden örnekle söyleyeyim, firmasına kredi vereceğim adamı yemek yeme alışkanlığından, giyim tarzına kadar bilirim. Zira Büyük bir Kredi batırmak bir banka yöneticisinin işine mal olacağı kadar kariyerine de ağır darbe vurabilir.
Bırakın akıllı telefonları, dünyada elektriğin olduğu her yeri dinleyebilecek tek kurum vardır. Ne CIA, ne KGB (FSB), ne MI6, ne de başkası. NSA istihbaratın ağababasıdır. Asıl kuruluş amacı hiçbir ülkenin bilimde ABD'den daha ileride olmamasını sağlamaktır. Varlığı bile 1975 yılına kadar açıklanmamıştır.
Muhakeme yeteneği gereklidir.