kaligula rasputin (yazar) – Kaplan Sözlük
incel, npc, gavatlık, cuckold, ibnelik, matrix gibi mantralara sahip andrew tate özentisi kişi. sağ eli sikilmekten folloş olmuştur. sabıka kaydı kabarıktır, kirli sepetinden 2 kere annesinin donunu yürütmüşlüğü vardır. eş adayı olarak iri yarı hanımlara bakar ki gelecekte kocasının getireceği sikicileri kaldırabilsin. Göt deliği hal gibidir; 24 patlıcan, 37 havuç, 119 hıyar, 12 mürdüm eriği, 1 ufak balkabağı kayıtlı olmak üzere birçok sebze ve meyveyi barındırmaktadır. Otel odası seçerken yatağı çaprazdan gören bir koltuk olmasına dikkat eder.

elbet bu da geçecek ama kaldıramıyorum

"İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez.
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez."

beni hayatta tutması için sarıldığım duyguların yüzde 20si heyecan yüzde 80'i öfke. nefes alıp vermeye devam edebilmek için gücümün kaynağı öfkem.

kafamın içindeki sesleri susturamıyorum. hayali sesleri kastetmiyorum. onlara taa çocuk yaşta yok saymayı akıl edebildim. genellikle sadece ateşim çıktığında falan duyuyorum sadece onları. beni rahatsız edenler kendi düşüncelerim. oysaki ben tanrıdan bunu düzenli bir şekilde en çok bunu istemiştim.

annemin "allah bana oğullarımın ölümünü göstermesin" duası aklımdan çıkmıyor. bu çok yorucu bir şey. tanrı beni çağırıyor. ben ise diretiyorum hala. henüz kibirim kırılmadı tam olarak. kırılsın diye uğraşıyorum halbuki. hem de çok. daha ne kadar ezebilirim kalbimi bilmiyorum. kafamdaki sesler buna da yanıt verse ya keşke. ya da gördüğüm o rüyalar. sabahları bok gibi uyanmama ve de kendimi sorgulatan ah rüyalar. sahi onlar neden kibrimin kırılması için bana yardımcı olmuyorlar. belki de kibrin evi bilinçaltının kendisidir.

artık öfkemde yetersiz gelmeye başladı bunu hissedebiliyorum. 8000$ daha kazanmaya ihtiyacım var. sonrasında terapiye yatacağım.

bir sürü şey bildim de kendimi bilemedim bir türlü. belki de problemlerimin temelinde bu yatıyordur. kafamdaki sesler sussun diye daha ne kadar kendimi salaklaştırmam lazım?

keşke abim yanımda olsaydı da bana bir kafa atsaydı.

her ölüm bir salağın intiharıdır aslında. benim meselem ise kaza süsü verebilmek.
''13 yaşından beri kendimi kadınlığa daha yakın hissediyorum ve bu beni fırsat buldukça gizli gizli kadınlığımı yaşamaya itiyordu öncelerde sadece kadın iç çamaşırları tangalar sütyenler ve kilotlu çoraplar gizlice aldığım etekler ve sexy hissettiğim her şeyle yaptığım kombinlerle kendimi avutup mutlu oluyordum yaşım 15-16 olduğunda deliğimde bir şeyler olması hayali beni cezbetmeye başlamıştı ve o zamanlar kullandığım diş macununun sapını kendime ufak ufakta olsa sokup çıkarmaya başlamıştım. can yakıcıydı ama aldığım zevkin farkına varmam beni bu acıya dayanmaya zorluyordu ki kısa zaman sonra bu acıya alışıyordum hatta genişleyip acı hissetmemeye başlıyordum zaman hızla akarken bu arada ben internette gizlice sevdiğim bir isim olan tuğçe ismiyle pasif gay hesabı açmış ve erkeklerle konuşmaya başlamıştım.

onlarla konuşmak bana kendimi değerli hissettiriyordu ve bu yüzden bunu yapmadan duramıyordum yaşıtlarımın gençliğini keşfedip yaşadıkları dönemlerde ben internet başında beni sikmek isteyen erkeklerle sohbet ediyor ve fanteziler kuruyordum bazı günler hayalimde bir erkek bazı günler 5 erkek bazı günler karı koca bir çiftin arasında bazı günlerde strapon takmış bir kadını tek başına beni sikerken hayal ediyordum ve her gece bunun hayaliyle gözlerimi kapatıyordum yaşım 18e yaklaştığında başarıyla liseyi bitirmiş ve şehir dışında bir okul kazanmıştım bir bilinmeze doğru adım atarken tek isteğim aile baskısından uzak cinsel hayatıma başlayabilmek ve hayallerimi gerçekleştirmekti.''

cana yakın ve sözlüğe katkı sağladığını düşündüğüm değerli bir yazar.


sessiz bankacı ile derdi nedir hala çözemedim
doğum yeri zürafa sokak olan kırk babanın çocuğunun biri. annesi buna nüfus kağıdı çıkarırken babasının kim olduğunu bilmediği için mecburen kendi babasının adını yazdırmış. yani kimliğinde baba ismi olarak dedesi yazıyor. eskiden kerhanelerin bulunduğu sokaklarda başıboş koşuşturan çocuklar vardı. bildiğiniz orospuların kimden peylediği belli olmayan çocuklar. bu da onlardan biri işte. çok da siklememek lazım

hayvansever, atatürkçü, hanımcı, shapeshifter. her türlü orospu çocukluğunu bünyesinde barındıran fakat özünde çok daha farklı bir kişilikte olan annesi sikilmiş bir gavat evladıdır. her şeye rağmen, herhangi bir sıkıntını anlattığında da iyi bir dinleyicidir. insanın yüzüne güler, arkasından iş çevirir çevirmesine de en son noktada yine de doğruyu yapar. gözlemlerim bu kadar.

götünü fena yakmış olduğum yazar. bazı yazarlar gibi o da şizofren. başkası olduğum iftirasını atıyor. kendisini sherlock holmes zannediyor. yorumlarımın altında ağlayışının altında zeki olduğunu sanması düşüncesini tatmin etme amacı yatıyor. yüce allahımdan şifa diliyorum. acısın da iki beyin hücresi versin sana