liyakat – Kaplan Sözlük
hala liyakatlı insanlar olduğunu görünce resmen sarılıp öpesim geliyor artık.
yahu sınava erkenden uyanıcaksın, boyanacak duvarı bantlarla çevireceksin, tezgaha eğim vericeksin ve ipsiz sapsız piçleri ülkeye sokmayacaksın
kodumun yerinde bunlar nasıl yapılamaz olabilir ya aklım almıyor
İşinin ehli olma durumu. Profesyonellik.

Türkiye'de liyakatden daha çok insan ilişkileri önemlidir. İnsanlarla ilişkiniz iyiyse, asosyal değilseniz, pozitif konuşabiliyorsanız, tatlı dilliyseniz, kiminle nasıl konuşacağızı biliyorsanız liyakatsiz olmanıza rağmen çoğu kapı size açılır.

Kendini sadece işi öğrenmeye adayıp, insan ilişkilerini siktir edenler, diğer tarafta mağlup olunca torpil var diye sitem ederler genelde.
Türk töresinde ya da Anadolu kültüründe liyakat yoktur. Onun yerine soyluluk vardır.

Makamlar, soylunun hakkıdır. Hak edenin değil.

Türkiye görüntüde demokrasiye geçmesine rağmen, hala makamlar soyluların elindedir ve bu şekilde makam/mevki dağılımının yapılmasını halkımız da doğal görmektedir.

Liyakat kültürü olmayan toplumlarda lidercilik vardır. Ulu önder, reis, başbuğ, hocaefendi gibi lakapları olan insanlar, toplumun değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez liderleri olarak kabul görürler. Kişilerin liyakatlerinin önemi yoktur.

Dolayısıyla, liderci toplumlarda demokrasi kültürü işlemediği için, liyakat de daima ikinci plana atılır ve bu toplumların devletlerinin varacağı yer failed state olmaktadır.

(bkz:failed state)
liyakat sahibi insanlardan çok etkileniyorum kadın erkek fark etmeksizin ruhuma dokunuyorlar
keşke biz türkler bu ilkeyi hala taşıyor olsaydık ama günümüzde bunu hayatına katmış olanlar almanlar, insan gıpta ediyor