haberci getirdiler. sözleri şöyle: "yarış ovası'nda yüz bin asker toplandı" diyor. bu haberi duyunca beyler hep birlikte .
"dönelim! savaşıp yenilmemiş olanın utancı, savaşıp yenilenden daha iyidir" dediler. ben şöyle dedim: "ben bilge tonyukuk'um. altay dağlarını aşarak geldik. i̇rtiş irmağı'nı" .
geçerek geldik. (buralara kadar) gelenler '(geliş) zor(du)' dediler. (ama pek de zorluk) hissetmediler. galiba tanrı, umay, kutsal yer ve su (ruhları bize) yardımcı oluverdiler. niye kaçıyoruz?" .
(düşman) çok diye niye korkuyoruz? azız diye niye yenilelim? 'saldıralım!' dedim. saldırdık, talan ettik. i̇kinci gün" .
ateş gibi kızıp (üzerimize) geldiler. savaştık. (onların) iki kanadı bizden yarı yarıya fazla idi. tanrı buyurduğu için biz" .
"korkmadık, savaştık! tarduş şad'a doğru kovalayarak bozguna uğrattık. kağanlarını tuttuk. yabgularını, şadlarını" .
orada öldürdü(k). elli kadar asker yakaladık. o gece hepsinin halkına (bunlarla haber) gönderdik. o haberi alınca on ok beyleri ve halkı hep" .
geldiler, boyun eğdiler
"ben bilge tonyukuk, (onlara) kağan oldum. (onlarla birlikte) doğuya, güneye, batıya, kuzeye seferler düzenledim. hepsi bana itaat etti."
"dokuz oğuzlar (benimle) savaştılar. onları bozguna uğrattım. kıtanlar (benimle) savaştılar. onları bozguna uğrattım. tatarlar (benimle) savaştılar. onları bozguna uğrattım."
"üç yüz bin askerle gelen düşmanı (bile) bozguna uğrattım. onların kağanını, beylerini öldürdüm, halkını esir ettim."
"ondan sonra türk milleti (tekrar) devletine, kağanına kavuştu. ben bilge tonyukuk, (bu işlerde) emek verdim. tanrı yardım etti."
"türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. (onları) diriltmek için canla başla çalıştım."
"yetmiş yaşımda (bu) savaşları yaptım. tanrı buyurduğu için, türk milleti yok olmadı, (tekrar) var oldu."
"bilge kağan'a (bu) yazıtı yazdırdım. okuyanlar anlasın diye (her şeyi) açıkça yazdım."
"dönelim! savaşıp yenilmemiş olanın utancı, savaşıp yenilenden daha iyidir" dediler. ben şöyle dedim: "ben bilge tonyukuk'um. altay dağlarını aşarak geldik. i̇rtiş irmağı'nı" .
geçerek geldik. (buralara kadar) gelenler '(geliş) zor(du)' dediler. (ama pek de zorluk) hissetmediler. galiba tanrı, umay, kutsal yer ve su (ruhları bize) yardımcı oluverdiler. niye kaçıyoruz?" .
(düşman) çok diye niye korkuyoruz? azız diye niye yenilelim? 'saldıralım!' dedim. saldırdık, talan ettik. i̇kinci gün" .
ateş gibi kızıp (üzerimize) geldiler. savaştık. (onların) iki kanadı bizden yarı yarıya fazla idi. tanrı buyurduğu için biz" .
"korkmadık, savaştık! tarduş şad'a doğru kovalayarak bozguna uğrattık. kağanlarını tuttuk. yabgularını, şadlarını" .
orada öldürdü(k). elli kadar asker yakaladık. o gece hepsinin halkına (bunlarla haber) gönderdik. o haberi alınca on ok beyleri ve halkı hep" .
geldiler, boyun eğdiler
"ben bilge tonyukuk, (onlara) kağan oldum. (onlarla birlikte) doğuya, güneye, batıya, kuzeye seferler düzenledim. hepsi bana itaat etti."
"dokuz oğuzlar (benimle) savaştılar. onları bozguna uğrattım. kıtanlar (benimle) savaştılar. onları bozguna uğrattım. tatarlar (benimle) savaştılar. onları bozguna uğrattım."
"üç yüz bin askerle gelen düşmanı (bile) bozguna uğrattım. onların kağanını, beylerini öldürdüm, halkını esir ettim."
"ondan sonra türk milleti (tekrar) devletine, kağanına kavuştu. ben bilge tonyukuk, (bu işlerde) emek verdim. tanrı yardım etti."
"türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. (onları) diriltmek için canla başla çalıştım."
"yetmiş yaşımda (bu) savaşları yaptım. tanrı buyurduğu için, türk milleti yok olmadı, (tekrar) var oldu."
"bilge kağan'a (bu) yazıtı yazdırdım. okuyanlar anlasın diye (her şeyi) açıkça yazdım."