telefonla aramama bahaneleri – Kaplan Sözlük
ders çalışıyorum bitsin döneceğim sana

film izliyordum tam heyecanlı yerinde az kaldı ararım birazdan

arkadaşıma önemli bir konuda tavsiye veriyorum sana birazdan dönerim

ya misafir var da kalabalık ev şu an gitsinler konuşuruz

kitap okuyordum da bölünmesin dikkatimi sana verebileyim

duştaydım saçımı kurutacağım şimdi seni sonra ararım

cilt bakımı yapıyorum da şu an telefonu tutamıyorum kulağıma

kızlarla görüntülü konuşuyoruz da müsait değilim

son zamanlarda akşamları kendime zaman ayırmayı ve hobilerimle ilgilenmeyi seviyorum, haftasonları da aynı şekilde telefonla uğraşmayı pek tercih etmiyorum.(ultra mega)
Ben kısa yoldan açmıyorum telefonu istemediğim zaman.

Çünkü birine ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir zamanda açmak zorunda değilim o telefonu. Nasıl ki birini arama özgürlüğümüz varsa cevaplamama özgürlüğümüz de var.
Bahaneye gerek yok.
Herkes herkesi her zaman arayıp veya telefonunu açmak zorunda değil. Bunun samimiyetle, yakınlık veya uzaklıkla bir ilgisi yok.

Bazen farklı, kötü, hassas hissettiği zamanlar da olabilir ve bunu kimseye yansıtmak istemiyor da olabilir. Bu durumda mesaj atılıp aranabilir; destek hissettirilebilir fakat telefon açılmadığında anlayış gösterilmeli ve kişinin kendine gelmesi beklenilmelidir.
ben çok siklemiyorum, çünkü her boka aradığı da oluyor insanların. öyle sık sık kimseyi de aramam. ama arıyorsam önemlidir ve mutlaka açılmalıdır, açmayanın bahanesi cidden iyi bir şey değilse cenaze namazını öğle namazına müteakip kıldırmak üzere mahallenin hocasına haber salarım.
YKS çalışanı flörtüm de oldu; kız sabah akşam "konuşalım" dediğimde arardı ve TIP'a hazırlanırdı. Düşünün, o tempoda arardı. Bir başka flörtüm ise bütün gün evde chill chill takılmasına rağmen "işlerim var" diyip aramazdı. Kadınlara fazla anlam yüklemeyin ama bazıları diğerlerinden daha anlayışı hakediyor.