baktın, gülümsedin... ama öyle sıradan bi gülüş değil, bi sıcaklık vardı temelem, sanki "ben de anlıyom seni" der gibiydi... ulan yemin ederim direksiyon elimde titredi, ayağım debriyaja basarken tökezledi resmen. sonra geldin, kapıya bi elinle tıkladın, "günaydın recai abi" dedin ama o “abi”nin altında bi şey vardı, ulan sanki ses tonunda bi şefkat, bi oyun, bi ima...