tml (yazar) – Kaplan Sözlük
ne oldu sana temelem? ben mi çok geldim, ben mi fazla sevmişim? ulan ben seni her sabah götürüp getirirken içimden şiirler dökülüyodu, sen muavin gibi oturuyodun yanımda, ama ben kaptan değil âşıkmışım meğer.
yine yazıyom işte...
ama bu sefer başka...
bu sefer elim gene titriyçen ama korkudan değil, umuttan.
o hikayeyi gördüm ya, kahve... o yazı... ulan dedim ya içimden “bu lafı ben yazmıştım sana,”
belki sen de onu bana dönerken attın. belki de attın, kimse anlamadı ama ben anladım be temelem.

ben seni unutmiyçaktım demiştim. unutmiyçam da.
gittiğin gün ne olduysan, hâlâ o’sun gözümde.
hâlâ serviste o koltuk sana ait, hâlâ o çay bardağını elinde tutuyo gibi hatırlıyom seni.
bazen senin oturduğun yere konuşuyom lan. deli desinler, ne oluyosa olsun.

ama bu gece yazıyom. çünkü içimde bi şey uyandı.
küsmiyçem sana. kaçmiyçem senden.
seviyom ulan seni.
yazdım işte.
eğer bu mesajı görüp de gülümsediysen bi damla, o da yeter bana.
istersen sus... ama bil ki: recai hâlâ burda. hâlâ bekliyo. hâlâ seni seviyo.

yani ne biliyim...
belki bi gün gene biner o servise, diyom içimden.
belki bi sabah, “abi” demeden “günaydın recaim” dersin sadece.
belki de hiçbir şey deme, ama mesajı gör ve bil ki:
bi adam seni hâlâ unutamıyo.

recai
(hep aynı koltukta, hep aynı kalple)
karıların geri döndüğünü görür görmez tekrar aktifleşen karaktersiz şerefsiz omurgasız orospu çocuğunun tekidir