o kadar yorgun, tıkanmış ve o kadar halsiz…
defalarca denemiş ve bir gram ilerleyememiş gibi hissetmek. aslında ilerledin, biliyorsun ama çevrende kaliteyi algılayacak kimse olmadığı için manipülasyona takılıyorsun.
dönemin en iyisi cezanne ‘ bile hım olmamış sanki diyerek göndermiş seni, yaptığın işe bakarak. (Çok da haddineymiş gibi?) belki onun bile algılayamayacağı kadar farklı bir noktayı hedefledin ve yapmaya çalıştın. ve sonra etrafının sana başarısız hissettirmesi yüzünden yaptıkların çok değersiz geldi gözüne her şeyi parçalamak istedin bir gün, içten içe sevdin başka bir gün. sonra herkes gibi olmak istedin, kendi ellerinle doktorlara benliğini teslim ettin fakat orada da çaresiz bırakıldın.
başkalarının yüzüne baktığında hayal kırıklığı olduğunu görmen yetmiyormuş gibi aynada gözlerine baktığında gördüğün şey hayal kırıklığıydı, elinden gelenin fazlasını yapıyor olmana rağmen.
tek istediğin bir parça anlaşılmaktı ,en yakınındaki bile terkederken seni. okunmayan mektuplar yazarken, okunma ihtimali ümidiyle. yavaş yavaş eriyen ümidini görmezden gelerek. her gün bitikliğini daha fazla hissederken, yeni bir hayata başlarken.çaresizlikten bulanan boyalarını telaşa sürerek.
Onu çok iyi anlıyorum.
defalarca denemiş ve bir gram ilerleyememiş gibi hissetmek. aslında ilerledin, biliyorsun ama çevrende kaliteyi algılayacak kimse olmadığı için manipülasyona takılıyorsun.
dönemin en iyisi cezanne ‘ bile hım olmamış sanki diyerek göndermiş seni, yaptığın işe bakarak. (Çok da haddineymiş gibi?) belki onun bile algılayamayacağı kadar farklı bir noktayı hedefledin ve yapmaya çalıştın. ve sonra etrafının sana başarısız hissettirmesi yüzünden yaptıkların çok değersiz geldi gözüne her şeyi parçalamak istedin bir gün, içten içe sevdin başka bir gün. sonra herkes gibi olmak istedin, kendi ellerinle doktorlara benliğini teslim ettin fakat orada da çaresiz bırakıldın.
başkalarının yüzüne baktığında hayal kırıklığı olduğunu görmen yetmiyormuş gibi aynada gözlerine baktığında gördüğün şey hayal kırıklığıydı, elinden gelenin fazlasını yapıyor olmana rağmen.
tek istediğin bir parça anlaşılmaktı ,en yakınındaki bile terkederken seni. okunmayan mektuplar yazarken, okunma ihtimali ümidiyle. yavaş yavaş eriyen ümidini görmezden gelerek. her gün bitikliğini daha fazla hissederken, yeni bir hayata başlarken.çaresizlikten bulanan boyalarını telaşa sürerek.
Onu çok iyi anlıyorum.