yanlışı farkında olarak sürdürmek – Kaplan Sözlük
bazen sadece kendimizi düşünürüz. içten içe bencil olduğumuzu bilsek de kendimizce vicdanımızı rahatlatmaya yetecek kadar haklı sebepler sunarız. yanlış davranışlar sergileriz; karşımızdaki kişinin alttan alışını sonuna kadar kullanırız. sınırı aşarız. karşımızdaki kişinin kibarlığını sömürürüz. farkındayızdır; farkında olduğumuzun da farkındayızdır. ama öyle bir boşluğa düşmüşüzdür ki, her zaman bir küçük bahane ile kendimizi o kadar da yanlış bir şey yapmadığımıza ikna ederiz. halbuki, karşımızdakine çok rahatsızlık vermeye başlamışızdır. bir gün, sınırı fazlasıyla aşmış olarak sıradaki bizi iyi hissettirecek şey, daha fazla karşımızdakine rahatsızlık vermemek adına geri çekilmektir. bunu yapmanın doğru olduğunu içten içe biliriz. şimdi, asıl soru şudur: bu suçluluk hissine bir son verecek miyiz? yoksa geçici iyi duygular için süreklilikli suçluluk duygusunu mu yaşayacağız?

-quora'dan alıntı, etkilendim. güzel yazı

sürekli yaşanılan bir suçluluk duygusu insanın psikolojisinin anasını siker, bu yüzden anlık hevesleri bırakıp bazı şeylerin sorumluluğunu almak, adam olmak gerekir. geçici mutluluk için kalıcı hasar almaya gerek yoktur.

Bir şeyin yanlış olduğunu kabullenmek, doğruya gözlerini kapatmaktan daha zordur. Herkes kendisinin yanılabileceğini kabullenip, acaba diyerek, duygusallığı bırakıp; olayları tam tersi tarafından da ara sıra sorgulaması durum kabullenmesini kolaylaştıracaktır.


Bkz. Aynı Ülke yöneticisini ısrarla seçmeye devam etmek.

mizahını geçtiğimiz şeylerin yanlış olduğunu biliyoruz ya, aslında mizahı olan şeyi 'şakasına da' olsa yapmak ve 'yanlış' olduğunu bilmek artı bunu devam ettirmek ile aynı şey midir acaba?