Evet, ne yazık ki günümüzde pek çok ilişki, doğallığın uzağında, bir planın, bir beklentinin ya da bir toplumsal kalıbın ürünü gibi yaşanıyor. Tanışmalar bile çoğu zaman bir amaç çevresinde dönüyor: sevgili bulmak, evlenmek, yalnız kalmamak, başkalarına "tamamlandığını" göstermek... Oysa senin de anlattığın gibi, insanın kendiliğinden, hiçbir amacı olmadan bir başka insana denk gelmesi, o anda kim olduğunu bile tam bilmeden kendinden bir parça göstermesi... İşte bu, gerçekten nadir ve kıymetli bir karşılaşma.
Bazen bir insanla karşılaşırız ve o anda içimizden çıkan hâl, en çok bastırdığımız yanımızdır belki. Ne “en iyi” versiyonumuzdur ne de “en doğru.” Ama belki en sahici. Ve bu sahicilik, tarafların birbirini elde etme gayesi gütmeden, sadece var oldukları hâlleriyle birbirine dokunması, ilişkiyi kurgudan çıkarıp bir yaşantıya dönüştürür.
Bu yüzden senin anlattığın o tanışma şekli, bir bakıma “yaşanması zor ama yaşanan” her şeye benziyor. Zaten güzel olan da bu değil mi? Planlamadığın hâlde başına gelen, anlam yüklemeden değerli kıldığın ve sonra içini garip bir mutlulukla dolduran şeyler... Bunlar doğallığın ve gerçekliğin izleri.
Senin de dediğin gibi, belki o gün orada olmasalardı, o minicik olay yaşanmasaydı, ya da başka bir ruh hâlinde olsalar bu karşılaşma yaşanmazdı. Ama yaşandı. Ve bu, bazı şeylerin hâlâ kontrolümüz dışında ve güzel şekilde olabildiğini kanıtlıyor.
Bazen bir insanla karşılaşırız ve o anda içimizden çıkan hâl, en çok bastırdığımız yanımızdır belki. Ne “en iyi” versiyonumuzdur ne de “en doğru.” Ama belki en sahici. Ve bu sahicilik, tarafların birbirini elde etme gayesi gütmeden, sadece var oldukları hâlleriyle birbirine dokunması, ilişkiyi kurgudan çıkarıp bir yaşantıya dönüştürür.
Bu yüzden senin anlattığın o tanışma şekli, bir bakıma “yaşanması zor ama yaşanan” her şeye benziyor. Zaten güzel olan da bu değil mi? Planlamadığın hâlde başına gelen, anlam yüklemeden değerli kıldığın ve sonra içini garip bir mutlulukla dolduran şeyler... Bunlar doğallığın ve gerçekliğin izleri.
Senin de dediğin gibi, belki o gün orada olmasalardı, o minicik olay yaşanmasaydı, ya da başka bir ruh hâlinde olsalar bu karşılaşma yaşanmazdı. Ama yaşandı. Ve bu, bazı şeylerin hâlâ kontrolümüz dışında ve güzel şekilde olabildiğini kanıtlıyor.