fakat müzeyyen (kitap) – Kaplan Sözlük
fakat müzeyyen bu derin bir tutku.

i̇lk basımında ilk sayfasına(*) “belki bitmemiştir” şeklinde başlayıp,
diğer basımlarda “bitse ne olur bitmese ne…” şekline evriltilen notun bulunduğu kitaptır.

yazar kendi kendine konuşmaktadır. Basit bir olayın, yazarda derin bir iz bırakmasını akıcı bir dille anlatmaktadır.

Olay beyoğlu, tophane, galata taraflarında geçmektedir.


yazar i̇lhami algör büyük ihtimalle müzeyyen e takıntılı olacak ki,

ilk kitabında çok arzulanan bir kadın olarak yer verdiği müzeyyeni diğer kitaplarında hayat kadınına çevirmiştir :)
“aynadaki kadın benim zıttım. ben ne kadar ev haliysem o, o kadar sokak. ben sokulgan isem, o başını alıp giden. ben gündüzüm, o gece... çapkın, güçlü, özgür."
“bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki.”

herkesin hayatından bir müzeyyen geçmiştir herhalde. kendi doğrularıyla kalbimizi kıran. neden gittiği belli olmayan, öyle kafasına göre çekip giden. fakat müzeyyen, bencilsin işte.
Yumi kendi halinde iyi bir insanken nasıl bir alaagavat oldu ? Cinsel dürtülerini dizginleyemeyen yumi, uyuşturucu sarmalına girmiş bağımlı gibi bir orospunun sikilmiş amının esiri oldu.
erkek sever, kadın seçer. arif'in de yaşadığı tam olarak buydu. tutku duyduğu müzeyyen tarafından bir anda terk edildi, gerçi hiç sevilmedi ki. her anını, her detayını tek tek hafızasına kazıdığı kadın, yaşanması gerekiyordu ve yaşandı, gereken katkımı sana sağladım ve benden bu kadar dercesine uzaklaştı.
Ya beni etkilemek gibi bir derdi yoktu ya da beğenilmeye çok alışkındı.

Ya da hayattan payını almış misali bir boşvermişlikle yaşıyordu.