Savunma sporları ile hiç uğraşmamış olmama ve de kavga sevmememe rağmen, profesyonel dövüş sporcuları hariç olmak kaydıyla, canlar yakabileceğim dövüş sistemidir. Çünkü, doğal bir tekme ve yumruk atma yeteneğim var. Özellikle de tekme.
Girmek zorunda kaldığım kavgalarda, darbelerin çoğunu alıp, 1-2 kere vurup, karşı tarafta morluk yarattığım için, dövdüğüm konuşulurdu. Halbuki, aslında puan usülü sayılsa, kavgaların kaybedeni bendim. Ancak, isabetli vuruyordum. Asla sekmiyordu. Kavga tecrübem de yoktu. Kavga ile işim de olmazdı. Ama, vurunca sektirmiyordum.
Bir de, çocukluktan itibaren, abartı bir süt ürünleri bombardımanına tutulduğumuz ve de köken de kafkas ağırlıklı olduğu için, kemiklerimiz aşırı sağlamdı. Küçükken, maçlarda bana tekme atan, bazen yere yığılıyordu. Lakabım da demir bacaktı. Ama, kimseye tekme atmıyordum futbolda. Tekmeyi yiyordum, fakat karşı taraf yıkılıyordu.
İş bu sebeplerle, oldukça ham Kafkas kökenli birisi olan ben, bu kadar dayanıklıysam, sporcu bir Rus/Kafkas ile dövüşmekten de korkarım. Muhtemelen ölüm makinesi modunda olurlar.
Aslında, kafes dövüşlerini sakatlanmadan yapmak da mümkündür. Fakat, adında "kafes" olduğu için, sporun namına bunu yakıştıramamaktadırlar.
(Sonraları yumruk sertliğimi de ölçtük. Standart çıktı. Fakat, kemikler fazla sert olmalı. Tekmeler ise, asansör fobimden ve de kalecilikten kalma. Senelerce asansör fobisi olmuş ve kalecilik yapmış birisinden tekme yemeyin. İsterse, bacağınızı kırar. Çok şükür, kimsenin kırmadım.)
Girmek zorunda kaldığım kavgalarda, darbelerin çoğunu alıp, 1-2 kere vurup, karşı tarafta morluk yarattığım için, dövdüğüm konuşulurdu. Halbuki, aslında puan usülü sayılsa, kavgaların kaybedeni bendim. Ancak, isabetli vuruyordum. Asla sekmiyordu. Kavga tecrübem de yoktu. Kavga ile işim de olmazdı. Ama, vurunca sektirmiyordum.
Bir de, çocukluktan itibaren, abartı bir süt ürünleri bombardımanına tutulduğumuz ve de köken de kafkas ağırlıklı olduğu için, kemiklerimiz aşırı sağlamdı. Küçükken, maçlarda bana tekme atan, bazen yere yığılıyordu. Lakabım da demir bacaktı. Ama, kimseye tekme atmıyordum futbolda. Tekmeyi yiyordum, fakat karşı taraf yıkılıyordu.
İş bu sebeplerle, oldukça ham Kafkas kökenli birisi olan ben, bu kadar dayanıklıysam, sporcu bir Rus/Kafkas ile dövüşmekten de korkarım. Muhtemelen ölüm makinesi modunda olurlar.
Aslında, kafes dövüşlerini sakatlanmadan yapmak da mümkündür. Fakat, adında "kafes" olduğu için, sporun namına bunu yakıştıramamaktadırlar.
(Sonraları yumruk sertliğimi de ölçtük. Standart çıktı. Fakat, kemikler fazla sert olmalı. Tekmeler ise, asansör fobimden ve de kalecilikten kalma. Senelerce asansör fobisi olmuş ve kalecilik yapmış birisinden tekme yemeyin. İsterse, bacağınızı kırar. Çok şükür, kimsenin kırmadım.)