kemalist eğitim sistemi – Kaplan Sözlük
imparatorluktan bakiye kalanlarla kurulan bir ulus devletin eğitim sistemi de pek tabii ki, o devletin kuruluş felsefesini içermesi gerekirdi. nitekim öyle de oldu. neydi peki bu kuruluş felsefesi ? Bilahare parti-devlet bütünleşmesi kapsamında CHF' nin (CHP değil) ideolojisini de mündemiç olan, altı ilke etrafında toplanmıştır bu felsefenin anahatları. 2000' li yıllarda liboş (liberal değil, liboş. aradaki farka dikkat edin. liberallere saygı duyuyorum. keşke daha çok sesleri çıksa) tayfasının diline pelesenk ettiği köy enstitülerinin kurulması, andımızın okunması, tek tip üniforma giyilmesi, resmi ideoloji ile beraber genç beyinlerin köreltilmesi (!) gibi bir çok saçma sapan argümanlarla beraber cumhuriyetin yapısökümü sürecine girildi. (ey derrida mezarından kalk da bak nerelere düştün sjsjsjsjsjs)

arka planda fettullah itlerinin suflörlük yaptığı, gerizekalı entel liboş tayfasının da balıklama atladığı argümanlara bakınca çok da uzatmamak adına kısaca şunu yazabilirim. o beğenmediğiniz siyah/mavi önlükler aslında cumhuriyetin -gözyaşlarıyla alkışlanması gereken- sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış kitle idealinin tasavvuru idi. zenginle yoksulu aynı kılıkta eşitleyerek sadece eğitime yönlendirmekti. andımızın okunması, ulus devletin olmazsa olmaz faktörü milliyetçilik ilkesi gereği idi. Siyaseten Türk kimliğinin erken yaştan itibaren genç dimağlara nakşedilmesi idi. Çünkü burası 77 milletin bir araya geldiği bir coğrafya değildi. kusura bakmayın ! resmi ideolojiye gelince, istisnasız her büyük devletin bir ideolojisi vardır. ve o devletler sürekliliğinin teminatı olarak vatandaşını ideolojisi etrafında kenetler. ABD' de neden sosyalist/sendikal düşünce yoktur, İngiltere' de neden her şey Krala/Kraliçeye aittir, Fransa' da en sosyalist partiler bile neden "Fransız" kimliğini sorgula(ya)maz (mesela Fransalı diyemez), Rusya' da neden rejimler değişse bile emperyal hedefler değişmez gibi soruların cevabı o resmi ideolojide saklıdır. O yüzden biz de her ciddi devlet gibi kuruluş felsefemizin yansıması olan resmi ideolojimizi sonraki kuşaklara aktarıyorduk son 15 seneye kadar ...

hiç bir şey eleştirilemez değil. ancak eleştirmek ile yıkmak arasındaki ince çizgiye dikkat etmek gerekiyor. o beğenmedikleri önlükleri çıkarınca eğitimde derece mi atladık ? (pisa verilerine bakın, öyle cevap verin) bilim adamı orduları mı yetiştirdik ? Türkiye' yi dünyanın en büyük ilk 5 ülkesinden birisi mi yaptık ? kıyafetler "özgürleşince" düşünce özgürlüğü mü geldi ? bana bu soruların cevabını adam gibi vermeden kemalist eğitim sistemi diyenin tahtasını sikerim, ona göre :))