sevgili günlük – Kaplan Sözlük
bir gün ilkokul arkadaşlarımla bir akşam yemeğindeyiz. bir yaz akşamı. up uzun bir masa. herkes eşini de getirmiş. bir ara masanın tadı kaçıyor. herkes ümitsiz coğrafya kaderdir diyor. onlara bu hayatı yaşamayı bilmediklerini ve kendi hayatım olduğu gibi dizisi yazılsa utanıp sıkılıcağımı bir kenara bırakırsak gayet iyi bir hayat yaşadığımı en azından bundan utanmayacağımı falan söylüyorum. iyi veya kötü en azından bu hayatı gerçekten yaşadığımı belirtiyorum. tanrıya karşı vereceğim hesaba ve onun da benim için verdiği karara tevekkül ettiğimi söylüyorum. eğer başaramıyorsanız kızıl elmanızı yeterince istemiyorsunuzdur diyorum. erol var bizim. ateist olduğu için yarak kürek bir çıkışla muhalefet ediyor. erol diyorum. kaf dağını da kuşlarını da bilirsin. sadece inanlar başarır. sen istesen de istemesen de rüzgarı bizi oraya götürüyor. daha sonra karıma dönüp bakıyorum. saçları kızıl ama beyaz teninin üstünde mortica addams gibi bir tarzı var böyle. kızıl diye sesleniyorum ona ve bir şiir okuyorum. deliler gibi bakıp, deliler gibi kahkahalar atıyorum. insanlar bana garip gözlerle bakmaya başlıyor iyice. onlara aklın deliliğin üzerine geçirilen ateşten bir gömlek olduğunu söylüyorum. sadece bu bilgiye sahip olanların gömleklerinin düğmelerini açtığını. karımın güzelliğine tekrar baktıktan sonra gömleğimin düğmelerini tekrar ilikliyorum. bu düğmeleri kimin için iliklediğimi biliyorum diyorum sesli bir şekilde. insanlar hala etrafımdayken bir roma imparatoru gibi hissediyorum. üzerimde mor bir kuşakla ve bir toga var artık. dönüp karıma ve güzelliğine tekrar bakıyorum. omzuna bile varmayan kısa ve kızıl saçları mükemmel. suratında çok ince bir gülümseme var. herşeyin farkında. imparatoriçe her şeyi biliyor. herkesten daha iyi bir şekilde. benden bile daha iyi. gömleğe rağmen deliliğinin ateşi gözlerinden fışkırıyor.